Diğerleri bu haberi Aoi kadar metanetle karşılamamışlardı. Yüzlerindeki bıçak gibi keskin gerginlikten anlayabiliyordu bunu. Köyleri için canlarını feda etmek ninjalığın kanunuydu. Kabullenmeleri gereken bir gerçeklikti. Aoi'nin dini inancı ona bu konuda yardımcı oluyordu. Shigure onlara dönüp buna gerek olmayacağını çünkü Anbu Kök biriminin kaptanının oğlunun yanlarında olduğunu söyleyince şaşkınlıktan küçük dilini yuttuğunu söylemek abartı kaçmazdı. İkinci defa kulaklarının iyi işitip işitmediğinden tereddüt duyuyordu. Babası onları denetliyordu, bu yüzden de emin ellerdeydiler. Aoi kocaman büyük gözlerini Toshifumi'ye çevirdi. İkinci şok ise onun Jounin olduğunu öğrenmesi oldu. Daha onlarla yaşıttı, belki 1-2 yaş ya vardı ya yoktu. Bu kadar hızlı Jounin olabildiğine göre ve babasının da konumu hesaba katılınca Toshifumi inanılmaz yetenekli ve üstün bir shinobi olmalıydı. Aoi şaşkınlıktan kocaman açılmış ağzını elleriyle kapattı. Hokage o esnada onların sorumluluğunu artık üstleniyor olduğundan bahsediyor, dikkatli olmasını tembihliyordu ancak Toshifumi oldukça kendinden emin bir şekilde Shimura'ların hata yapmayacağını söyleyince yüzünde muzip bir gülümseme belirmişti. Sanki hata yapabildiklerinden emindi ancak çocuğun hevesini kırmak ya da onunla laf dalaşına girmek istememişti.
Dağılabilecekleri emrini duyunca bile Aoi yerinden kıpırdayamadı bir süre. "Anbu Kök biriminin kaptanının oğlu mu?" diye haykırdı şaşkınlık içinde. "Bu çok gizli olması gereken bir bilgi değil mi? Neden bizimle paylaştınız?" Şaşkın bakışlarını Hokage ve Toshifumi arasında dolaştırdı. Hayranlık ve saygı dolu bakışları en son Toshifumi'de sabit kaldı. "Ç-Çok havalı! Onunla tanışabilir miyiz? Olmaz sanırım, değil mi? B-Ben heyecanlanırım zaten." Takeshi'nin kolunu çekiştirdi. "Duydun mu babası Anbu Kök birimi kaptanıymış?! Çok büyük sorumluluk!" Bir an için o kadar havalı bir babaya sahip olmanın nasıl bir şey olduğunu hayal etti. Üzerinde çok fazla baskı ve beklenti olmalıydı. Bunların altında nasıl ezilmediğine şaşırıp kaldı. Yüksek rütbe yüksek sorumluluk da demekti. Aoi kesinlikle böyle bir baskı altında ezilirdi. Hiç ona göre şeyler değildi. O kadar başarılı shinobilerle dolu bir ailede kendisini hayal kırıklığı gibi hissederdi. Hokage'nin yanından çıktıktan sonra diğerlerine dönerek "Peki o halde, planımız nedir? Yaya gideceksek en az bir haftalık yolumuz var. Hazırlık yapıp köy girişinde mi buluşalım?" diye soracaktı.


