Toshifumi’nin anlattığı garip adamın tarifini dinlerken ağzından Anowa Houka’nın adı çıktığı anda, Toshifumi’nin yüzünde açıklaması güç bir değişim oluyor. Kaşlarından biri hafifçe kalkıyor, dudaklarının kenarı istemsizce geriliyor ve birkaç saniyeliğine sana bakıyor. O bakışta şaşkınlıkla birlikte, sanki hiç açılmaması gereken bir çekmeceyi yanlışlıkla açmışsın gibi bir ifade var. Sonra hiçbir açıklama yapmadan yüzünü çevirip önündeki masayla ilgilenmeye başlıyor. Çilekli şeker yorumuna da cevap vermiyor. Saya’yı dere kenarına götürdüğünde ise masadaki meraklı bakışların ağırlığı arkanızda kalıyor. Akan suyun sesi konuşmalarınızı örterken Saya, bir Inuzuka ile görüşmeye başladığı için onu tebrik ettiğinde yüzünde beklenmedik derecede içten bir gülümseme beliriyor.
"Teşekkür ederim! Uzun süre sonra ilk defa birini gerçekten... sevdiğimi hissediyorum. Öylesine birlikte olmadığımı." diyor. Birkaç adım daha yürüdükten sonra Yoshi ihtimalini duyunca bütün romantik havası paramparça oluyor. Gözleri büyüyor ve neredeyse dereyi bastıracak sesle bağırıyor.
"YOSHI DEĞİL TABİİ Kİ." Ardından hamilelik söylentisini dinledikçe yüzündeki şaşkınlık yerini bastırmakta zorlandığı bir gülümsemeye bırakıyor. Sonunda kahkahayı patlatıyor.
"Ay inanmıyorum, hiç güleceğim yoktu." Birkaç saniye boyunca karnını tutarak gülüyor.
"Ay erkekler çok mal gerçekten." Nefesini toparlayıp gözlerinden gelen yaşları siliyor.
"Yoshi’yle başladı her şey. Ay hala inanamıyorum hala inandıklarına. Yoshi ağzımı arıyordu tamam mı, çok saçma bir pot kırdı, benim de bir şaka yapasım geldi."
DELİL 1
Saya’nın anlattığı sahne birkaç gün öncesine gidiyor. Köyün sakin bir bahçesinde Yoshi ile yan yana oturuyorlar, Ichimaru biraz ötede gölgede uyukluyor. Yoshi merakını fazla gizleyemeden başını Saya’ya çeviriyor.
"Kanka Takeru harbiden iyi çocuktur bu arada. Ama çok merak ediyorum, nasıl başladı ya?" Saya omuz silkiyor.
"Ya oğlum sen biriyle çıkmaya başlayınca anlatıyor musun öyle etrafa?" Yoshi gayet doğal biçimde cevap veriyor.
"Ben kimseyle çıkmadım şu ana kadar." Sonra birkaç saniye düşünüyor.
"Yani Ami vardı akademideyken, üç gün çıkmıştık ama o kadar kanka benim." Saya dudaklarını büzüp başını sallıyor.
"Çok iyiymiş kanka." Yoshi de hiç düşünmeden devam ediyor.
"Ya seninkinden iyidir yani, sayısını unutuyoruz falan, isimleri aklımıza gelmiyor." Saya bir anda irkiliyor. Yoshi söylediği şeyin havada nasıl durduğunu fark ettiği anda yüzü düşüyor.
"Şey... Ben... Pardon." Saya’nın ifadesi aynı anda değişiyor. Omuzları düşüyor, sesi ağırlaşıyor.
"Yoshi... Artık kaç yaşına geldik ya... Hayatı biraz ciddiye almamız lazım. Ben artık gerçekten bir şeyleri değiştirmek istiyorum. Böyle yaşamaktan bıktım. Anlıyorsun değil mi beni?" Yoshi kaşlarını çatıyor.
"...Evet?" Saya usulca elini tutuyor ve avucunu kendi karnının üzerine yerleştiriyor. Gözlerinin içine büyük bir ciddiyetle bakıyor.
"Çok iyi bir amca olacaksın." Yoshi’nin gözleri pörtlediği anda Saya ayağa kalkıyor.
"Benim gitmem lazım, görüşürüz!" deyip arkasına bile bakmadan uzaklaşıyor. Yoshi ise aynı noktada, eli hala havada asılı biçimde birkaç dakika boyunca kıpırdamadan kalıyor.
Dere kenarında Saya bunu anlatırken yeniden gülme krizine giriyor.
"Ay delircem, sonra..."
DELİL 2
Saya bir süre sonra sokakta yürürken bir çay bahçesinde Satoshi ile Yoshi’yi yan yana oturmuş görüyor. İkisini fark ettiği anda yakındaki elektrik direğinin arkasına geçip kulak kabartıyor. Daha saklanır saklanmaz Yoshi’nin sesi geliyor.
"Abi elimi karnına götürdü, bundan başka ne anlam çıkarabiliriz amına koyim?! Hassiktir, amca oluyorum." Satoshi çayını masaya bırakıp ona temkinli bir ifadeyle bakıyor.
"Kanka bir şey soracağım, seninle taşak geçme ihtimalini de bir gözden geçirsek mi acaba? Hani-" Yoshi hemen sözünü kesiyor.
"Abi imkansız. Ben elim oraya değince... bir chakra hissettim." Satoshi’nin yüzü ciddileşiyor.
"Chakra mı? Karnından mı?" Yoshi ağırbaşlı bir edayla başını sallıyor.
"Amca oluyorum..." Saya direğin arkasında sessizce kendini kaybetmek üzereyken planı büyütüyor. Çaktırmadan köşeden çıkıp yan dükkana giriyor ve tezgahtaki satıcıdan birbiriyle alakasız birkaç farklı meyve istiyor. Çilek, erik, şeftali, kavun, üzüm... Satıcı torbaları doldururken neşeyle şakalaşıyor.
"Meyve salatası yapılacak galiba!" Saya, Satoshi ile Yoshi’nin kendisini izlediğini bildiği halde hiç oralı olmuyor.
"Son zamanlarda deli gibi aşeriyorum ya! Çok zormuş ama kalkacağız bir şekilde üstesinden." Meyveleri alıp uzaklaşıyor. Çay bahçesindeki iki adam birkaç saniye birbirine bakıyor ve aynı anda haykırıyor.
"OHAAAAAA!" "OHAAAAAA!"
Saya, dere kenarında artık gülmekten nefessiz kalmış durumda. Dizlerine yaslanıp hava almaya çalışıyor.
"Annemden iki saat azar işittim bir de meyveler bozulacak niye bu kadar aldın diye. Beş yüz ryoluk meyve almışım. Sırf şaka için."
3. DELİL
Yoshi ile Satoshi bu kez meseleyi kendi aralarında çözemeyeceklerine kanaat getirip Toshio’ya gidiyorlar. Toshio karşılarında sessizce oturuyor ve anlatılan her ayrıntıyı büyük bir ciddiyetle dinliyor. Saya’nın elini karnına götürmesi, hissedilen chakra, aşerme, meyveler... Uzun süre konuşmuyor. Gözleri hafifçe kısılıyor, parmakları dizinin üzerinde düzenli biçimde hareket ediyor. Sonunda ağır ağır ayağa kalkıyor.
"Arkadaşlar..." İkisi de nefeslerini tutuyor. Toshio ciddiyetini hiç bozmadan sonucu açıklıyor.
"Saya hamile." Satoshi de yavaşça ayağa kalkıyor.
"Bu ne anlama geliyor biliyor musun, Toshio?" Toshio’nun elini tutuyor. Toshio doğrudan gözlerinin içine bakıyor.
"Bilmiyorum, ama beni aydınlatacağını biliyorum." Satoshi’nin sesi ağırlaşıyor.
"Amca oluyoruz." Toshio hiç tereddüt etmeden karşılık veriyor.
"Amca oluyoruz, evet." İkisi el ele tutuşmuş birbirlerine bakarken Yoshi’nin sesi bütün anı parçalıyor.
"LAN BİR DAKİKA!" Satoshi ile Toshio ona dönüyor. Bir ağacın arkasında saklanmış Saya ise sessizce izlemeye devam ediyor.
"Saya... Hokage olmayı hedefliyordu. Bir çocuk sahibiyken Hokage olmak ne kadar zor biliyor musunuz siz?!" Satoshi kaşlarını kaldırıyor.
"Hop, bir dakika, Saya gerçekten Hokage mi olmayı hedefliyor?" Yoshi iki kolunu açıyor.
"Yaaa, evet! Lan... Ya Takeru Saya’yı kazara hamile bıraktıysa?" Toshio’nun yüzü sertleşiyor.
"Eğer öyle bir şey yaptıysa hesabını sormamız gerekiyor." Satoshi hemen iki elini kaldırıyor.
"Beyler o iş bizi aşar gibi geliyor bana ama-"
Tam o sırada Saya ağacın arkasından çıkıyor. Üçlünün görüş alanına girdiğinde bir anda belini tutup adımlarını yavaşlatıyor, yüzünü acıyla buruşturup karnının yanına elini götürüyor.
"Aaah ah. Hiç beklemediğim bir anda geldin. Ama yapacak bir şey yok, kaderim bu şekilde." Sonra hiçbir şey olmamış gibi yürümeye devam ediyor. Yoshi’nin yüzündeki son şüphe kırıntısı da yok oluyor. Sandalyeden fırlıyor.
"Takeru’yu sikmeye gidiyorum." Toshio da bütün ciddiyetiyle arkasından yürümeye başlıyor. Satoshi ikisini kollarından yakalamaya çalışıyor.
"LAN DURUN, BİR KONUŞALIM ÖNCE! ÇOCUĞU DÖVMEYE GİTMEK NE DEMEK?!"
Saya, anlatısını tamamladığında yeniden sana dönüyor ve gözlerinden yaş gelene kadar gülüyor.
"Hani karnında daha yumru bile yokken neyin krampı diye sormamalarından anlıyorum zaten bu şakayı ciddiye alabileceklerini." Birkaç kez derin nefes alıp sakinleşmeye çalışıyor.
"Ayrıca evet, Toshio da işin içinde. Başından beri böyle sanıyor. Hatta bence bugün bizi buraya toplamasının sebebi de bu. Dikkat çekmemek için senin planını önceden öğrendi ve kendi planına adapte etti. Açık sözlü olduğunu biliyoruz. Amacı bugün burada her şeyi netleştirmek." Sonra gülümsemesi biraz daha şeytani bir hâl alıyor. Elini tutup iki avucunun arasına alıyor.
"Aoi, geçmişte iyi şeyler yaşamamış olabiliriz ama bugün desteğine ihtiyacım var. Benimle..." Bir an duruyor. Gözleri çocuk gibi parlıyor.
"Şu malları biraz daha kandırır mısın?"
Vereceğin cevap sana kalıyor. Saya’nın şakasına ortak olabilir, onu burada bitirmesini söyleyebilir, masaya döndüğünüzde tamamen başka bir konu açabilirsin. Dere kenarından ayrılıp mesire alanına döndüğünüzde grubun biraz daha büyümüş olduğunu görüyorsun. Yoshi artık masada, etrafı fazlasıyla ciddi gözlerle süzüyor ve ara sıra Saya’nın geldiği patikaya bakıyor. Satoshi hiçbir şey belli etmemeye çalışıyor. Toshio’nun yüzündeki o alışıldık donuk ifade şimdi bütün hikayeyi bildiğin için çok daha komik görünüyor. Takeshi, Masato, Bokukichi, Kiho, Keita, Youko, Yamiaki, Toshifumi, Daichi, Satoshi, Saya, Yoshi ve Toshio neredeyse eksiksiz biçimde bir araya gelmiş durumda. Kaede henüz ortalarda görünmüyor. Masanın üzerinde karaageler, mezeler ve içecekler yerlerini almış, güneş ağaçların arasından süzülüyor ve herkes sonunda birkaç saatliğine savaşın, kayıpların ve görevlerin dışında bir arada oturabilecekmiş gibi görünüyor.