
Konjiki Takeru
Kenta'nın disiplin aşılamayı seven, düzen aşığı babası. Oğluna büyük bir sevgi ile bağlı. Oğlunun başına kötü bir şey gelmesinden o kadar korkuyor ki, o kötü şeyleri kendi denetimi altında Kenta'ya deneyimletiyor. Sağlıklı kalması ve başına korkunç kazalar gelmemesi için dikkati elden bırakmamalı, sorunlara çözümleri hızlı üretmeli ve etkili uygulamalı, sezgileri ve algıları açık olmalı, düşmanı tanımalı ve kurabileceği tuzakları bilmeli. Öngörüsü yüksek olmalı. Bir ninjanın başına her şey gelebilir. Bu yüzden, Takeru, oğlu Kenta'yı her şeye hazır kılmak istiyor. Bunu yaparken endişelerine ve korkularına yenik düşüp katı ve sert davranabiliyor, Kenta'yı azarlayabiliyor. Oysa ki, herkes tarafından yumuşak kalpli ve sıcakkanlı bilinir. Özellikle çocuklara ve gençlere karşı babacandır.
"Yeni nesil bizim inşaa ettiğimiz her şeyi devralacak. Bizden daha fazlasını ve daha iyisini yapılacaklar. Bunu yapabilmeleri için de bizden öğrenebilecekleri her şeyi öğrenmeliler. Onlara her şeyi öğretmek zorundayız. Bir demirin kılıç olması için tek yolu cayır cayır yanıp defalarca dövülmektir."

Konjiki Ayumi
Kenta'nın öğretmenden farksız tasarımcı annesi. Babası daha fiziksel ve etkin eğitim verirken, Ayumi daha zihinsel ve durağan bir öğretim aşılama derdindedir. Kenta'nın kendisi gibi kitap okuma alışkanlığı elde etmesi uğraşır ve hayâl gücünü beslemek için ona hâlâ daha masal okur. Arada bir bukijutsu üzerine de ders verir. Hamile kaldıktan sonra Jonin olmaktan vazgeçip chuuninlikten emekli olmayı seçtikten sonra tasarımcılığı seçmesinin ana nedeni çocuk askerlerle dolu bu düzende hem çocukların hem de yetişkinlerin kişiliklerini, masumiyetlerini yitirmemesini istemesidir.
"Silah bir araçtır. Bir canı korumak uğruna bile kullanılsa, var oluş amacı can almak ve can yakmaktır. Bu soğuk ve katı bir gerçektir ama buna kapılıp gitmenize hiç gerek yok! Ayumi'nin Tasarım Evi'ne uğrayın ve silahlarınızı süsleyin! Gökkuşağının bütün renkleri, ninja tarihinin bütün desenleri ve özellikle küçük hanımlar için harika süsler burada! Başka yerde aramayın!"

Konjiki Haomaru
Tarihte uzun zaman sonra ilk defa babadan oğla şeklinde klanın başına geçmiş önder, asla işinin ciddiyetinin yaşamın tadını çıkarmasını engellemesine izin vermez. Ninjalıktan çok diğer alanlarla ilgilendiği görülür ama asıl ilgisi yeni nesildedir. Her ninja olmayı başarmış genin ve her terfi almayı başarmış Konjiki onun ofisine çağrılır. Haomaru, kariyerlerinin sadece başında değil, her basamağında onları yoklar. Buna bir örnek Kenta ile yaptığı konuşmadır.
Kenta, genin olduktan sonra, Haomaru tarafından ofisine davet edildiğinde gergindi ama merağı ağır basıyordu. İçeri girilmesine izin verildiğinde küçük ve kısa adımlarla ofis masasında döküman okuyam Haomaru'nun karşısına çıktı. Haomaru ona baktı. Bir süzdü ve gülümseyerek oturmasını istedi. Masanın başından kalkıp gencin karşısına geçti ve ona hâl hatır sordu. Kenta'nın gerginliğini alıp merağını besledi. Kenta'nın dikkatini en çok duvarda asılı kılıç çekmişti. Haomaru bu durumu fark edince kılıcı aldı ve iki eline yatırarak ona anlatmaya başladı.
"Bundan çok ama çok uzun zaman önce bu kılıç atalarımız tarafından dövüldü ve klan önderliğinin bir simgesi olarak tanındı. Benden önce gelen herkes bu kılıcın bugünlere geldiğinden emin oldu. Ben de bu geleneğin sürmesini sağlayacağım."
"Hmmm, bu kılıç o zaman çok eski değil mi? Nasıl kırılmamış? Paslanıp gitmesi gerekmiyor muydu?"
"Evet, inanması güç gelebilir. Bir kılıç nasıl yüzyıllarca hiç zarar görmeden bugüne gelebildi? Yanıtı, birçok sorunun yanıtı, gibi basit. Bu kılıç şu an sapasağlam elimizde çünkü onunla ilgilenenler vardı. Onun başına bir şey gelmesini engelleyenler ve başına bir şey gelince ona bakanlar vardı. Nasıl kültürümüz bugünlere gelebildiyse, bu kılıçta öyle gelebildi. Kenta, bunu sakın unutma, canlı veya cansız, herkes ve her şey, onlarla ilgilenecek birileri olduğu sürece yaşarlar. Onu sevenler ve ona bakanlar olduğu sürece yaşarlar. Aksi takdirde sadece hayatta kalabilirler. Yaşamak için sevgi ve ilgi gerekir."
"Beni sevenler ve beni kollayanlar olduğu sürece varım. Bunu mu diyorsunuz?"
"Hehehe, evet! Aynen öyle, Kenta! Yaşamak ve yaşatmak için bunlar gerekiyor. Peki, bunların; sevginin, ilginin ve yaşamın en büyük düşmanı nedir? Biliyor musun?"
"Hayır, nedir peki?"
"Savaş, evladım. Nefretten kaynaklanan ve insaniyetimizi kaybetmemiz sonucu çıkan savaş. Ninja olmamızın nedenlerinden en önemlisi bu. Bizler barış sürsün ve bozulmasın diye kendimizi tehlikeye atıyoruz, kendimizi bundan dolayı riske atıyoruz. Tanrı'nın en güzel armağanı olan yaşamı korumak adına çabalıyoruz. Sakın aklından çıkarma evlat, sen yaşamı korumak ve sürdürmek için savaşacaksın!"
Haomaru, sözlerinin Kenta'nın gözlerinde parıldayan ışığa dönüştüğünü görünce büyük bir memnuniyet ve huzura ermişlikle onu ailesinin yanına yolladı.
"Ağaç yaş iken eğilir. Çocuklarımıza ne uğruna canlarını ortaya koyacaklarını ne kadar erken öğretirsek, yürekleri ve akılları o kadar karanlıktan uzak olur. Önce yanlışı öğrenen kişi doğruyu öğrenmekte zorlanır. Öğrendiğinde ise bu sefer yanlışı terk etmekte zorlanır. Önce doğruyu öğrenen kişi yoluna bağlı kalır. Yanlışı öğrendiğinde ise kolay kolay yolundan çıkmaz. Tanrı hiçbirimizi doğru yoldan ayırmasın!"

