Re: [Yureikumo Aoi] Ötekiler
Posted: Mon Jun 22, 2026 7:13 pm
Takeshi’yi nerede bulabileceğini düşünürken evin kapısı çalıyor. Daha sen odandan çıkmaya fırsat bulamadan annenin sesi koridorda yankılanıyor. "Bakıyorum!" Ardından kapı açılıyor ve annenin şaşkınlıkla uzayan selamını duyuyorsun. "Aaa, Takeshi! Hoş geldin. Ne kadar şık olmuşsun böyle!" İsmini işittiğin anda kinchakunu alıp hızla kapıya yöneliyorsun. Takeshi, festival için koyu lacivert üzerine ince gümüş çizgiler bulunan hafif bir yukata giymiş, beli sade, gri bir obiyle bağlanmış. Saçlarını her zamankinden biraz daha düzenli taramış ama birkaç tutam yine alnına düşmüş. Bir eli arkasında, diğer eliyle de yakasını gereksiz yere düzeltip duruyor. Sen koridora çıktığında bakışları sana çevriliyor ve eli yakasında donup kalıyor. Sabah sefası desenli mor, mavi ve beyaz yukatanı, kırmızı püsküllü küpelerini ve topuzuna iliştirdiğin kelebeği gördüğü anda yüzüne sıcak bir kızarıklık yayılıyor. Ağzını açıyor, kapatıyor, annenin önünde düzgün bir cümle kurmak için birkaç saniye savaşıyor. "Sen... çok..." diye başlayıp yutkunuyor. "Çok güzel görünüyorsun. Yani gerçekten. Yukatan da çok yakışmış, saçın da... Her şey." Annen ikinizi hayranlıkla seyrederken Takeshi, arkasında sakladığı elini nihayet öne çıkarıyor. Elinde beyaz papatyalar, açık mavi ortancalar ve aralarına serpiştirilmiş küçük mor çiçeklerden oluşan mütevazı ama özenle hazırlanmış bir demet var. "Ben aslında... seni festivale davet etmeye geldim. Yani zaten geleceğini düşünüyordum ama birlikte gider miyiz diye sormak istedim." Sen de hazırlanıp onu bulmaya çıkmak üzere olduğunu söyleyince yüzündeki gerginlik dağılıyor, omuzları rahatlıyor ve utangaç bir gülümsemeyle çiçekleri sana uzatıyor. Annen çiçekleri vazoya yerleştirmeyi teklif ederken sizi kapıdan geçiriyor, ardından arkanızdan fazla masum olmayan bir neşeyle "İyi eğlenceler çocuklar!" diye sesleniyor.
Festival alanına yaklaştıkça sokaklar renkli fenerlerle aydınlanıyor, evlerin saçaklarına asılan kağıt süsler akşam rüzgarında hafifçe sallanıyor. Yol boyunca Takeshi zaman zaman sana bakıp hemen gözlerini kaçırıyor, belli ki biraz önce söylediği iltifatın utancını hala taşıyor. Kalabalığın başladığı noktada ilk olarak Kaede’yle karşılaşıyorsunuz. Kaede seni görür görmez gözlerini büyütüyor, ardından hiçbir çekince göstermeden etrafında yarım tur dönüyor. "Aoi, çok güzel olmuşsun! Ciddi söylüyorum, masallardaki göl ruhları gibi görünüyorsun. Ama tatlı olanından, insanları suya çekip boğanından değil." Sonra Takeshi’nin kıyafetine ve elinde kalan çiçek kağıdına bakıp kaşlarını anlamlı anlamlı kaldırıyor ama şimdilik yorum yapmıyor. Birkaç adım ötede babasıyla yürüyen Satoshi sizi fark edince hemen yanınıza geliyor. "Ooo, ekip kurulmuş bile. Aoi, yalnız bayağı iyi olmuşsun ha. Takeshi sen yanında festival süsü gibi kalmışsın kanka, kusura bakma." Takeshi itiraz etmeye hazırlanırken Satoshi çoktan sana dönüp göreve çıkmadan önce böyle bir gece yaşayabildiğine sevindiğini söylüyor. Toshio ise bir yiyecek tezgâhının önünde fiyatları incelerken gruba katılıyor, seni baştan aşağı süzdükten sonra her zamanki ciddi ifadesiyle hükmünü veriyor. "Yukatanın renk dağılımı dengeli. Kelebek tokası ise görsel odağı yüzüne çekiyor. Genel olarak oldukça güzel görünüyorsun." Kaede bunun bir iltifat olduğunu açıklamasına gerek olmadığını söyleyince Toshio "Zaten doğrudan iltifat ettim." diyerek ona boş boş bakıyor.
Biraz ileride Yoshi ile Saya’yı görüyorsunuz. Yoshi seni görünce her zamanki coşkusuyla elini kaldırıp yanınıza geliyor. "Vay be Aoi! Çok tatlı olmuşsun! Festivalin ana karakteri gibi duruyorsun, şu an arkanda havai fişek patlasa kimse sorgulamaz." Ardından Takeshi’ye dönüp dirseğiyle hafifçe dürtüyor. "Sen de fena değilsin Takeshi, birlikte bayağı uyumlu görünüyorsunuz." Takeshi’nin yüzü yeniden kızarırken Saya sana biraz daha sakin, fakat içten bir gülümsemeyle yaklaşıyor. "Gerçekten çok güzel görünüyorsun Aoi. Özellikle saçların ve küpelerin çok yakışmış. Desenleri de yakıyooo!" Bakışları kısa bir an Takeshi’ye kayıyor ama yüzündeki ifade bozulmuyor, aksine ikinizi yan yana görünce küçük, anlamlı bir tebessümle başını eğiyor. Grubunuz neredeyse tamamlanmışken Toshifumi’ye de festivalin girişindeki bir fener direğinin yanında rastlıyorsunuz. Üzerinde sade, koyu yeşil bir yukata var ve ellerini kollarının içine sokmuş, kalabalığı uzaktan izliyor. Yanına yaklaştığınızda önce Takeshi’ye, sonra sana bakıyor, dışarıdaki konuşmanızın ardından sana karşı olan tavrındaki sertlik belirgin biçimde azalmış. "Kalabalık başlamadan gelmeniz iyi olmuş. Birazdan ana yol kapanacak kadar insan doluyor." diyor. Ardından Takeshi’ye dönüp daha alçak bir sesle ekliyor. "Babam seni görürse yine sabahki çalışmayı herkesin içinde anlatmaya başlayabilir. Hazırlıklı ol." Takeshi’nin yüzündeki endişeli ifade Toshifumi’nin dudağının kenarında belli belirsiz bir gülümseme oluşturuyor.
Hep birlikte festival meydanına vardığınızda önünüzde onlarca farklı seçenek açılıyor. Meydanın ortasında dans gösterileri için hazırlanmış yükseltilmiş ahşap bir platform var, çevresine asılan fenerler henüz tam kararmamış gökyüzünün altında turuncu ve kırmızı ışıklar saçıyor. Bir tarafta shuriken hedef vurma ve halka atma oyunları, hemen yanında chakra kullanmanın yasak olduğu okçuluk tezgahı bulunuyor. Kaede’nin şimdiden gözüne kestirdiği korku tüneli ve ikili ekipler halinde girilen aynalı labirent daha ileride duruyor. Toshio, canlı böcek ödülü verildiğini duyduğu küçük bir bilgi yarışması standına yönelmek isterken Satoshi gölge kuklası oyunlarını işaret ediyor. Yemek tezgahlarında yakitori, takoyaki, baharatlı erişte, kızarmış kalamar, dango, taiyaki, pamuk şeker ve parlak şeker kaplı meyveler sıralanıyor, Takeshi’nin dikkati özellikle karaage kâğıt külahlarının üzerinde kalıyor. Başka bir sokakta maske satıcıları, dilek şeritlerinin bağlandığı büyük bir ağaç, fal çekme kutuları, fener boyama masaları ve küçük hatıra eşyaları var. Meydanın uzak ucundaki tabelada gecenin ilerleyen saatlerinde havai fişek gösterisinin başlayacağı yazıyor. Grup meydanın ortasında durup nereye gideceğine karar vermeye çalışırken Kaede korku tünelini, Yoshi yemek turunu, Toshio bilgi yarışmasını, Satoshi ise önce halka atıp sonra her şeyi yemeyi öneriyor. Takeshi senin yanında durup kalabalığa bakıyor, ardından yüzünü sana çeviriyor. "İlk olarak sen seç. Nereye gitmek istersin?"
Festival alanına yaklaştıkça sokaklar renkli fenerlerle aydınlanıyor, evlerin saçaklarına asılan kağıt süsler akşam rüzgarında hafifçe sallanıyor. Yol boyunca Takeshi zaman zaman sana bakıp hemen gözlerini kaçırıyor, belli ki biraz önce söylediği iltifatın utancını hala taşıyor. Kalabalığın başladığı noktada ilk olarak Kaede’yle karşılaşıyorsunuz. Kaede seni görür görmez gözlerini büyütüyor, ardından hiçbir çekince göstermeden etrafında yarım tur dönüyor. "Aoi, çok güzel olmuşsun! Ciddi söylüyorum, masallardaki göl ruhları gibi görünüyorsun. Ama tatlı olanından, insanları suya çekip boğanından değil." Sonra Takeshi’nin kıyafetine ve elinde kalan çiçek kağıdına bakıp kaşlarını anlamlı anlamlı kaldırıyor ama şimdilik yorum yapmıyor. Birkaç adım ötede babasıyla yürüyen Satoshi sizi fark edince hemen yanınıza geliyor. "Ooo, ekip kurulmuş bile. Aoi, yalnız bayağı iyi olmuşsun ha. Takeshi sen yanında festival süsü gibi kalmışsın kanka, kusura bakma." Takeshi itiraz etmeye hazırlanırken Satoshi çoktan sana dönüp göreve çıkmadan önce böyle bir gece yaşayabildiğine sevindiğini söylüyor. Toshio ise bir yiyecek tezgâhının önünde fiyatları incelerken gruba katılıyor, seni baştan aşağı süzdükten sonra her zamanki ciddi ifadesiyle hükmünü veriyor. "Yukatanın renk dağılımı dengeli. Kelebek tokası ise görsel odağı yüzüne çekiyor. Genel olarak oldukça güzel görünüyorsun." Kaede bunun bir iltifat olduğunu açıklamasına gerek olmadığını söyleyince Toshio "Zaten doğrudan iltifat ettim." diyerek ona boş boş bakıyor.
Biraz ileride Yoshi ile Saya’yı görüyorsunuz. Yoshi seni görünce her zamanki coşkusuyla elini kaldırıp yanınıza geliyor. "Vay be Aoi! Çok tatlı olmuşsun! Festivalin ana karakteri gibi duruyorsun, şu an arkanda havai fişek patlasa kimse sorgulamaz." Ardından Takeshi’ye dönüp dirseğiyle hafifçe dürtüyor. "Sen de fena değilsin Takeshi, birlikte bayağı uyumlu görünüyorsunuz." Takeshi’nin yüzü yeniden kızarırken Saya sana biraz daha sakin, fakat içten bir gülümsemeyle yaklaşıyor. "Gerçekten çok güzel görünüyorsun Aoi. Özellikle saçların ve küpelerin çok yakışmış. Desenleri de yakıyooo!" Bakışları kısa bir an Takeshi’ye kayıyor ama yüzündeki ifade bozulmuyor, aksine ikinizi yan yana görünce küçük, anlamlı bir tebessümle başını eğiyor. Grubunuz neredeyse tamamlanmışken Toshifumi’ye de festivalin girişindeki bir fener direğinin yanında rastlıyorsunuz. Üzerinde sade, koyu yeşil bir yukata var ve ellerini kollarının içine sokmuş, kalabalığı uzaktan izliyor. Yanına yaklaştığınızda önce Takeshi’ye, sonra sana bakıyor, dışarıdaki konuşmanızın ardından sana karşı olan tavrındaki sertlik belirgin biçimde azalmış. "Kalabalık başlamadan gelmeniz iyi olmuş. Birazdan ana yol kapanacak kadar insan doluyor." diyor. Ardından Takeshi’ye dönüp daha alçak bir sesle ekliyor. "Babam seni görürse yine sabahki çalışmayı herkesin içinde anlatmaya başlayabilir. Hazırlıklı ol." Takeshi’nin yüzündeki endişeli ifade Toshifumi’nin dudağının kenarında belli belirsiz bir gülümseme oluşturuyor.
Hep birlikte festival meydanına vardığınızda önünüzde onlarca farklı seçenek açılıyor. Meydanın ortasında dans gösterileri için hazırlanmış yükseltilmiş ahşap bir platform var, çevresine asılan fenerler henüz tam kararmamış gökyüzünün altında turuncu ve kırmızı ışıklar saçıyor. Bir tarafta shuriken hedef vurma ve halka atma oyunları, hemen yanında chakra kullanmanın yasak olduğu okçuluk tezgahı bulunuyor. Kaede’nin şimdiden gözüne kestirdiği korku tüneli ve ikili ekipler halinde girilen aynalı labirent daha ileride duruyor. Toshio, canlı böcek ödülü verildiğini duyduğu küçük bir bilgi yarışması standına yönelmek isterken Satoshi gölge kuklası oyunlarını işaret ediyor. Yemek tezgahlarında yakitori, takoyaki, baharatlı erişte, kızarmış kalamar, dango, taiyaki, pamuk şeker ve parlak şeker kaplı meyveler sıralanıyor, Takeshi’nin dikkati özellikle karaage kâğıt külahlarının üzerinde kalıyor. Başka bir sokakta maske satıcıları, dilek şeritlerinin bağlandığı büyük bir ağaç, fal çekme kutuları, fener boyama masaları ve küçük hatıra eşyaları var. Meydanın uzak ucundaki tabelada gecenin ilerleyen saatlerinde havai fişek gösterisinin başlayacağı yazıyor. Grup meydanın ortasında durup nereye gideceğine karar vermeye çalışırken Kaede korku tünelini, Yoshi yemek turunu, Toshio bilgi yarışmasını, Satoshi ise önce halka atıp sonra her şeyi yemeyi öneriyor. Takeshi senin yanında durup kalabalığa bakıyor, ardından yüzünü sana çeviriyor. "İlk olarak sen seç. Nereye gitmek istersin?"
