Miden kasılıyor. Tam o anda hava titreşiyor. Bir ışık halkası gibi, sessiz ama ani bir hareket. Hari bir anda yanınızda beliriyor. "Fişeği gördüm, ne oldu?!" Sesi telaşlı ama kontrolü elinde tutuyor. Kiho hızlıca anlatıyor. "Aoi kaplıcayı araştırırken saldırıya uğradı. Genjutsu. Misina. Sennashi bağlantısı olabilir. Satoshi depoyu inceliyordu ama şu an hiçbir yerde görünmüyor." Hari’nin bakışları sertleşiyor. Bir anlık sessizlik. "Satoshi’yi bulacağım." diyor kendinden emin bir tonla. "Siz kendi işinize bakın. Satoshi’yi bulduğum anda ben de işaret fişeği kullanacağım. İçiniz rahat olsun, Renmaru yanımda. Kokusundan bile buluruz." Yerde bağlı duran adama bakıyor. "Bu herifi de bana bırakın. Destek ekibi geldiğinde teslim edeceğim." Elini adamın omzuna koyuyor. Bir mühür. Hava yine titreşiyor.
İkisi birden kayboluyor. Sokak bir anda sessizleşiyor. Kiho sana bakıyor. "Ben de boş boş geziniyordum zaten. Seninle geleyim." Beraber kaplıcaya dönüyorsunuz. Girişteki kadın sizi görünce iki elini yanaklarına götürüyor. "Ay ne oldu az önce öyle kız?!" diye fısıldıyor. Sonra kendi kendine başını sallıyor. "Aman neyse siz işinize devam edin." Odaya geri giriyorsunuz. Taş havuz hala sakin. Yarım köprü çizimi yerinde. Taş duvardaki boşluğu gösteriyorsun. Kiho yaklaşıyor. Önce normal gözle bakıyor. Sonra tekrar Byakugan. Havuzun içine odaklanıyor.
"Burada ne bir geçit var ne de başka bir şey." diyor. Bir an duruyor. "Hatta..." Elini suya sokuyor. Yüzeye dokunuyor. Çıkarıyor. Eli siyah. "Buraya kömür sürmüşler." diyor sakince. "Nasıl yaptıklarını bilmiyorum ama suyu daha derin gösteriyor." Elini yıkıyor. Gözleri düşünceli. "Şu geçidi sen diyene kadar fark etmemiştim. Buranın araştırılacağını biliyorlar mıydı? Belki de dikkat dağıtmak için odağı farklı bir tarafa çekmek istemişlerdir." Taş boşluğa tekrar bakıyor. "Yakaladığımız adam 3 gün önce gelen adamla aynı adam ise belki de bu taş boşluğunu açık unuttu. O yüzden bu kadar kısa süre sonra yanında kimse yokken odaya tekrar geldi. Yoksa neden kız yanında olmadan buraya geri gelsin ki?"
Parmaklarını boşluğun kenarına sürüyor. "Boşluğun içine bir şey saklayıp orayı kapatmış olmalı. Shinobiler araştırmaya gelince su niye bu kadar derin diye düşünecekler, sonra da taş boşluğu gözden kaçıracak sandı. Eğer durum buysa oldukça amatör. Hatta çocuksu." Elini boşluğa sokmayı deniyor. Parmak uçları ancak birkaç santim ilerliyor. "İşin kötüsü buraya insan boyutunda kimse giremez. Elimiz de..." Biraz daha uzanıyor. "Yetişmez." Sana bakıyor, hafifçe gülümsüyor. "Böyle zamanlarda Akimichi bulundurmak lazım yanımızda."
Tekrar Byakuganıyla boşluğa bakıyor. Gözleri sabitleniyor. "İçeride sıkışmış bir şey görüyorum. Bir kağıda benziyor. Katlanmış. Taşın arkasında, dar bir oyukta." Yutkunuyor. "Ama ulaşamıyoruz. Teknik olarak bu odayı yıkabiliriz ama fazlasıyla dikkat çekeriz." Sana dönüyor. "Nasıl alsak kağıdı?"


