Temkinli adımlarla canavara yaklaşıp mührü kesmeye hazırlanırken, avcunun içindeki keskin sızı hala aklını dağıtıyor. Kunaiyi kaldırıp mühür kağıtlarını kesmeye başladığın anda canavarın tüm bedeni aniden parlak bir ışıkla aydınlanıyor. Gözlerini kısarak refleksle birkaç adım geriye doğru afallıyorsun ama beklemediğin bir şey oluyor, kukla da aynı hareketi seninle eş zamanlı yapıyor. Kalbin hızla çarpmaya başlıyor, ne olduğunu anlayamadan panik içinde elini canavara doğru kaldırıyorsun. Kuklanın da kolu aynı anda yükseliyor ve seni taklit ediyor. Hame şaşkınlıkla haykırıyor. "Oha! Canavar senin yaptıklarının aynısını yapıyor!"
Shiho ve Kazuma da donup kalmış bir şekilde kuklayla arandaki tuhaf bağı seyrediyorlar. Shiho'nun gözlerinde derin bir endişe var, Kazuma ise şaşkınlığını gizlemeye çalışıyor ama çoktan yüzüne yansımış durumda. Derin bir nefes alarak yavaşça doğruluyorsun, kukla da seninle aynı anda doğruluyor. Ne olduğunu anlamakta güçlük çekiyorsun. Kazuma'nın sesi endişeli bir şekilde araya giriyor. "Jin, böyle devam edemeyiz. Bu şey de mi bizimle gelecek? Eğer seninle bağlantılıysa bir sorun çıkabilir."
Shiho bir yandan şaşkın, bir yandan meraklı bir ifadeyle soruyor. "Bu şeyi nasıl durduracağız ki? Ya seni taklit etmeyi bırakmazsa? Ne yapacağız?" Ortam giderek karmaşıklaşıyor. Hame kılıcını sıkarak kuklayı tetikte bekliyor, Shiho ne yapacağını bilmez halde sana bakıyor ve Kazuma bu tuhaf durumun içinde ne yapılacağını kestiremiyor. Sen de hiç beklemediğin bu yeni durumla baş başa kalmışken aklında sayısız soru ve seçenek dönüp duruyor. Ne yapacağını, nasıl bir çözüm bulacağını bilemeden, karmaşanın tam ortasında kalakalıyorsun.
Shiho ve Kazuma da donup kalmış bir şekilde kuklayla arandaki tuhaf bağı seyrediyorlar. Shiho'nun gözlerinde derin bir endişe var, Kazuma ise şaşkınlığını gizlemeye çalışıyor ama çoktan yüzüne yansımış durumda. Derin bir nefes alarak yavaşça doğruluyorsun, kukla da seninle aynı anda doğruluyor. Ne olduğunu anlamakta güçlük çekiyorsun. Kazuma'nın sesi endişeli bir şekilde araya giriyor. "Jin, böyle devam edemeyiz. Bu şey de mi bizimle gelecek? Eğer seninle bağlantılıysa bir sorun çıkabilir."
Shiho bir yandan şaşkın, bir yandan meraklı bir ifadeyle soruyor. "Bu şeyi nasıl durduracağız ki? Ya seni taklit etmeyi bırakmazsa? Ne yapacağız?" Ortam giderek karmaşıklaşıyor. Hame kılıcını sıkarak kuklayı tetikte bekliyor, Shiho ne yapacağını bilmez halde sana bakıyor ve Kazuma bu tuhaf durumun içinde ne yapılacağını kestiremiyor. Sen de hiç beklemediğin bu yeni durumla baş başa kalmışken aklında sayısız soru ve seçenek dönüp duruyor. Ne yapacağını, nasıl bir çözüm bulacağını bilemeden, karmaşanın tam ortasında kalakalıyorsun.