Joined: Thu Nov 21, 2024 4:14 pm
Rütbe:   
 Image
User avatar
Konohagakure
Konohagakure
Yeni Yüzler

Post by Yureikumo Aoi »

Image & Image


*Sennashi'nin yaz festivalinin kutlandığı gece Konohagakure'ye saldırmasından birkaç gün sonra*


Aoi o sabah her zamanki gibi uyandı. Son dönemlerde köyün başına gelenlerden ötürü neşesi biraz çalınmış olsa da metanetini korumaya gayret ediyor, sorumluluk sahibi bir yetişkin olmak için elinden geleni yapıyordu. Krizin ilk yaşandığı anlarda çok ağlamış ve sızlanmıştı, belki biraz da Takeshi yüzünden duygu patlamaları yaşamıştı ancak zaman geçtikçe sükuneti geri dönüyor, her zamanki Aoi olmaya başlıyordu. Hayatının kontrolünü yeniden eline almış, yeniden kendi kurgusunun baş karakteri olmuştu. Kendisi iyi hissetmezse ve ruhunu iyileştiremezse ne başkalarına ne de köye yardımcı olabilirdi. Özellikle Takeshi'yi sürekli kontrol etmek ve her an pes etmeye eğilimli bu oğlanı ayakta tutmaya çalışmak onu ruhsal açıdan epey tüketiyordu. Yine de önlerine koyulan her zorluğu Yuukon'un bir sınavı sayan ve kendini bu zorlukların üzerinden gelmeye hazırlayan bir Yureikumo için aşılamayacak engeller değildi bunlar.

Kahvaltısını edip ailesi ile vedalaştıktan sonra yaralarını onarmaya çalışan köy için bir şeyler yapması gerektiğini düşündü artık. Tüm arkadaşları bir ipin ucundan tutmuş, kendilerini bir göreve adamışlardı. Aoi de ekipmanlarını ve yelpazesini aldı. Öğleden sonra Han abisi ile eğitimine devam edeceği için sabahını köye yardım etmekle doldurmaya karar verdi. Köy meydanına yürüdüğünde çoktan çalışmaya başlamış shinobilerin yollara dökülmüş olduklarını gördü. Festival meydanı saldırıdan en çok etkilenen ve en çok yıkıntı olan bölgeydi. Tamı tamına kırk altı bina yıkılmış, çocuk yetişkin demeden seksen iki can da Yuukon'un huzuruna yükselmişti. Yüzlerce yaralı ve restore edilmesi gereken de yine yüzlerce hasar görmüş bina vardı. Tüm bu yaraları sarıp her şeyi toparlamak da öyle hemen olacak iş değildi. Neyse ki köyün shinobileri çalışkan ve inançlı insanlardan oluşuyordu.

Aoi festival meydanına vardığında etrafının bir anda o gecenin hayaletleri ile sarıldığını hissetti. Tam burada, nehir kenarında havai fişekleri izliyorlardı. Takeshi nihayet onun duygularını kabul etmişti, hayatının kendini en mutlu hissettiği gecesi olması gerekirken bir patlama sesi her şeyi yok etmişti. Şimdi Takeshi'nin kalbine ve gerçek duygularına ulaşmak öncekinden de zor hale gelmişti. Herkes bir şeyler için suçluluk duyuyor, herkes kendini bir şeylere feda ediyordu. Tam şu noktada Gaku saldırmıştı. Tam şu noktada Aoi onları durdurmak için Reikon Tsunagi kurmuştu. Tam bu noktada Yamiaki Hoca ve Toshifume yardımlarına koşmuştu. Ve tam o anda Uzumaki'lerin saldırısına uğramışlardı. Takeshi'nin mührü açılmıştı. Aoi kendini onu durdurmak için önüne atıyordu ve Bokukichi yılanı Honda ile gelmemiş olsaydı... Aoi şu anda burada duruyor olmayacaktı. Derin bir iç çekti. Bu sokaklardan geçerken festival gecesinin neşesini ve sıcak yemeklerin kokusunu hatırlamalıydı, kılıç sesleri ve barut kokularını değil. Tüm bu trajedi... Tüm bu ölümler... Yuukon'un düzenini yıkmış, küçücük çocukları vakitsizce hayatlarından ve ailelerinden ayırmışlardı. İşledikleri günahın yükü fazlaydı.

O esnada gözleri saldırının başladığı anda üzerinde oldukları binaya kaydı. Gaku binayı yıkıp içindeki sivilleri öldürmek istemişti. Zar zor kurtarmışlardı oradakileri. Şimdi o binadan geriye yıkıntılar duruyordu. Aoi orada çalışan shinobilerin yanlarına yanaştı. Yardıma ihtiyaçları olup olmadığını sordu. Fuuton kullanarak etrafı temizleyip kalıntıları taşıyabileceğini söyleyince yardım teklifini kabul ettiler. Böylece Aoi yelpazesini açarak yardım etmeye başladı shinobilere. Moloz yığınlarının altında cam parçaları, çeşitli mobilyalar, fotoğraflar, oyuncaklar ve daha nice yaşanmışlık belirtileri vardı. Yıkıntı resmen bir zamanlar orada neşeyle vakit geçirmiş ruhların çığlıklarıyla doluydu. Aoi alnından süzülen ter birikintilerini elinin tersiyle silerken çakrasını idareli kullanmaya özen gösterdi. Birkaç saate klana dönmesi gerekliydi ve tamamen bitkin bir şekilde dönmek istemiyordu. Han abisi de yorulmuştu zaten, ona da dinlenme olacaktı Aoi'nin yokluğu.

Moloz yığınlarının etrafında shinobilere yardım etmeye uğraşan ufak bir çocuk gördü. Bir Genin. Buz gibi keskin mavi gözleri ve simsiyah saçları vardı. Onu gördüğü anda duraksadı. Çocuğun gözleri zihninde onu bir an için Işık İşaretçisi'nin gözlerine götürdü. Omuzlarına dökülen siyah saçlar ve o gözler... O gözleri unutamıyordu. Takeshi o gözlerin köylerine ait olmayan başka bir klandan olabileceğini söylemişti. Uzumaki değildi gerçi, hala kim olduğunu ve yaptığı jutsuyu nasıl yaptığını anlayamıyorlardı. Çocuğun gözlerinin onunkilere olan ürkütücü benzerliğine rağmen bu oğlanın bir Kurooni olduğunu düşünüyordu. Onlar hakkında pek fazla şey bilmiyordu. Uchiha gibi Genjutsu konusunda uzman olduklarından haberdardı yalnızca. Akademide ve görevlerinde birkaç tanesi ile kısa süreliğine karşılaşmış olsa da özellikle yakın olduğu bir Kurooni yoktu. Çocuğa yaklaşıp gülümsedi. "Yoruldun mu?" Eğilip onunla göz hizasına geldi. "Saldırı gecesi burada mıydın? Korkutucu muydu? Sen ve yakınların zarar görmemişsinizdir umarım." Elini cebine götürdü ve hep yanında taşıdığı şekerlerden çocuğa uzattı. "Al bakalım, yorgunluğa iyi gelir. Neli seversin? Çilekli var, elmalı var, muzlu var..." Uzanıp çocuğun saçlarını okşadı. "Yureikumo Aoi ben. Senin adın ne?" Yıkılan binayı işaret etti parmaklarıyla. "Bu binada senin yaşlarında çocuklar vardı o gece ama hepsi sağ salim kurtuldu." Tekrar çocuğa döndü. "Ne güzel köyüne yardım ediyorsun. Genin'sin değil mi? Diğer takım üyelerin de iyidir umarım. Hocanız kim?"
Image
🦋
SHINOBI KAYDI

shinobi

rank
C-rank
element
Fuuton
affinity
Ninjutsu

techniques

Mirai no Me (Geleceğin Gözleri)
Reikon Tsumekomi (Ruh Varlığı Kanalizasyonu)
Fuuton: Kazekiri no Jutsu (Rüzgar Kesme Tekniği)
Fuuton: Kami Oroshi (İlahi Dağ Rüzgarı)
Fuuton: Hikoukaze (Uçan Çekirge Rüzgarı)
Eien no Sasayaki (Sonsuz Fısıltılar)
Shisha no Kage (Ölülerin Gölgesi)
Shisha no Gun (Ölüler Ordusu Çağırma)
Tamashii no Hansha (Ruh Yansıması)
Fuuton: Kuudan (Hava Mermisi)
Shizukesa no Kusari (Sessiz Ruh Zincirleri)
Reikon Tsunagi (Ruhsal Bağlantı)
Mamori no Rei (Koruyucu Ruh Perdesi)
Fuuton: Kaze no Engetsu (Rüzgar Hilal Bıçakları)
Inochi no Ibuki (Yaşam Nefesi Paylaşımı)
Tamashii no Katamiı (Ruh Yadigâr)
Tamashii Kyōmei (Ruh Rezonansı)
Kyōtsū Itami (Paylaşılmış Acı)
Reikon no Tobari: Haha no Idaki (Ruh Perdesi: Ana Kucağı)
Fuuton: Shinkuuha (Vakum Dalgası)
Reikon no Michishirube (Ruhun Yol İşareti)

items

Tarot Destesi
Rüzgar Taşıyıcılı Fan
Kurbağa Peluş
3 adet Hyourougan
Kamp Malzemesi Seti
5 adet Kunai
10 adet Shuriken
2 adet Patlayıcı Kağıt
1 adet Tıbbi Kit (küçük boy, bandaj ve temel malzemeler içerir)
1 adet İletişim Duman Bombası (renk kodlu)
2 adet İp (her biri 10 metre)

resources

ryo
342.935
sp
20
fame
Tanınmıyor
Joined: Sun Nov 24, 2024 1:41 am
Rütbe:   
 Image
User avatar
Konohagakure
Konohagakure
Re: Yeni Yüzler

Post by Kurooni Jin »

Yorgunluk, bedenimizden değil, zihnimizden vuku buluyordu. Sabahın sert ışıkları suratımıza vurduğunda, gecenin binbir türlü rüyasından uyanmıştık. Ne gördüğümüzü, ne hissettiğimizi hatırlamıyorduk, ama biliyorduk. Geçen zamanı hesap etmek çok zor oluyordu. Zihnimizin içinde yankılanan o varlık ve yokluk, tüm o rüyaları yaşıyor, sindiriyor, sonra yaşamamaya devam ediyordu. Bize kalansa, onun yaşadıklarını ve yaşamadıklarını içimizde bir yerlerde tutmak oluyordu. Korkuyorduk, bir yandan da huzur hissediyorduk. Hislerimizin nereye doğru savrulduğunu düşünmeyi bırakmak istiyorduk, ancak o varlık yüzünden bunun pek mümkün olmayacağını biliyorduk. Yatağımızdan ağır ağır kalktık, babamıza ve Jizou’ya görünmeden evin dışına attık kendimizi.

Ne kadar süredir Konoha’nın içinde yürüdüğümüzü hatırlamıyorduk. Burada yürümek isteyip istemediğimizi bile anlamakta zorluk çekiyorduk. Bizim için, bir süre burada olmamız daha iyi olacakken, aynı fikirde olmadığımızı biliyordum. “Vakit kaybediyorsun.” Ağzımızdan çıkan bu iki kelimeye karşılık derin bir nefes aldık. Sesimiz şaşırdığımız bir şekilde kibirli değildi. “Vakit kaybetmiyoruz. Toparlanmaya çalışıyoruz.” Bir cevap vermemiz gerektiğini hissediyordum. Adımlarımız, köyün toparlanmasına yardımcı olmaya çalışan insanların üzerine doğru ilerliyordu. Shinobilerin bir çoğu bir şekilde köyü yeniden düzene koymaya çalışıyorlardı. Adımlarımız eski gücünü taşımıyor gibi hissediyorduk, yorgunluğumuz sanki zemine aktarılıyordu. Bu yorgunluğumuzun toparlanmasının vakit alacağını anlıyorduk.

Bir süre yardımcı olmaya çalışan shinobileri izledik. Uzaktan, hiçbir şekilde seslenmeden. İkimizin izlediğinden emindik, ancak o varlık ve yokluğun izleyip izlemediğini biliyorduk. Belki de çok önceden bunu da görmüştü, ne olacağını, neler yaşanacağını biliyordu, ama bunların hiçbirine şahit olmamıştı. Moloz yığınlarının etrafında duran kumral saçlı bir shinobi gözümüze takıldı. Biraz yardımın kafamızı dağıtabileceğine inanıyordum. Ağır adımlarımız onun üzerine doğru ilerlemeye başladı, bir yardıma ihtiyacı olup olmadığını sorduğumuzda bize gülümseyerek teklifi kabul etti. Bizde elimize gelen molozları bir kenara atmaya başladık. Her bir moloz yığınında farklı düşünceler aklımıza geliyordu. Burada vakit kaybetmeye başladığımız konusunda hemfikir olmaya başlamıştık.

Düşüncelerimizi susturmaya başlayan şey, bize yaklaşan beyaz saçlı kadındı. Göz hizamıza eğildiğinde donuk gözlerle bakmaya devam ettik. Yureikumo ailesinden Aoi. Cebinden çıkardığı şekerlere göz gezdirdiğimizde, elimizi uzatmamla birlikte içimizden bir homurdan geldiğini duyduk. Buna rağmen, bu duraksamamıza karşı koyarak çilekli olana uzandık. Bu binada bizim gibi çocukların olduğunu ama hepsinin sağ salim kurtulduğunu söylüyordu bize. Şekeri ağzımıza götürüp tadını aldıktan sonra, sakince cevap verdik. “Hatake Shizuri. Takım hocamız. Bir süredir görmedik onu. Takım arkadaşlarımız iyi.” Shiho’nun iyi olması, bizim için dünyanın en güzel yanlarından birisiydi. “Zayıf.” Shiho’yu aklımızdan geçirdiğim anda araya girmiştik. Başımızı iki yana salladıktan sonra tekrar bir molozu alıp kenara fırlattık.

“Kurooni Jin. Adımız.” Bir moloza daha uzanırken konuşmaya başladık bu sefer. “Saldırı gecesi burada değildik. Bir süredir, Konoha’da değildik. Sanırım köyümüze 2-3 gün önce döndük.” Molozu kenara attıktan sonrasında, Aoi’ye doğru döndük, gözlerimizi binanın üzerinde gezdirdik. Kurtulan çocuklara dair sözleri kulağımıza ulaşmıştı, ama ne hissedeceğimiz konusunda emin değildik. Bunların bize hiç dokunmaması, içimizde garip bir his yaratıyordu. Hem yabancı, hem de çok tanıdık. Bu haber belki içimizi ısıtabilirdi, ancak şimdi sadece bir bilgiydi, molozların altındaki cam parçaları gibi, keskin ama uzak.

“Şeker için sağol.” dedik, sesimiz bile kendi kulağımıza fazla düz geliyordu. Saçlarımızı okşayan elini hissettikçe, içimizden çekilmek geliyordu, ancak buna izin vermiyorduk. Elimizde şekerin kağıdını birkaç kez çevirirken, artık şaşıramadığımız soğuk ses tonu çıktı ağzımızdan. “Sen burada mıydın saldırı sırasında? Sennashi dediler.” O an, içimizde çok yakından tanıdığım kibir ve öfke belirdi. Kanımızın kaynadığını ama sakin kalmaya çalıştığımızı fark edebiliyordum. “Onları avlama vaktimizden çalıyorsun, Jin.”
SHINOBI KAYDI

shinobi

rank
D-Rank
element
-
affinity
Genjutsu

techniques

Zanei Shunjin (Anlık Gölge Kesici)
Derin Fısıltı
Kagenrou no Jutsu (Sisli Hayal Tekniği)
Kori Shinchuu no Jutsu (Akıl Kandırma Tekniği)

items

Ryoichi’nin Alın Bandı
Gizemli Sembollü Omuzluk

resources

ryo
14.900
sp
190
fame
Tanınmıyor
Joined: Thu Nov 21, 2024 4:14 pm
Rütbe:   
 Image
User avatar
Konohagakure
Konohagakure
Re: Yeni Yüzler

Post by Yureikumo Aoi »

Çocuğun yüzü... ifadesizdi. Aoi'nin uzatmış olduğu avucuna uzandı ve sanki bu yapması gereken bir görevmiş gibi monoton bir şekilde çilekli şekeri eline aldı. Aoi hayretler içerisinde çocuğun duygudan yoksun robotik davranışlarını seyretti. Takım hocasının Hatake Shizuri olduğunu duyunca Aoi zihnini yokladı. Onu ismen duymuş olmalıydı ancak şahsen kendisi ile tanışmamıştı. Çocuk şekeri bir yandan ağzında eritiyor, tadının güzel olup olmadığını dahi belli etmeyen bir donuklukla Aoi'nin sorularına cevap veriyordu. Konuşurken de kendisinden çoğul olarak bahsediyordu. İsmi Jin'di. Aoi'nin tahmin ettiği gibi Kurooni Klanı'ndandı. Neyse ki saldırı gecesi burada değil, köy dışındaydı da o kabusa tanıklık etmemişti. Şeker için gönülsüzce teşekkür ettikten sonra aynı soruyu Aoi'ye iletti. Çocuğun ağzından Sennashi kelimesinin çıkması ile birlikte de bakışları şaşkınlık ve endişe arasında gidip geldi. "Sen... Sennashi ismini kimden duydun?" Bir Genin'in bunları bilmesi normal olamazdı.

Hafifçe doğruldu. "Evet, saldırı gecesi tam buradaydım. Festivalin sonlarına doğru yaşandı. Çok iyi hazırlık yapmışlardı. Herkesin en hazırlıksız olduğu geceyi seçtiler." Bakışları o anın kabusu ile bir an için yeniden buğulansa da çocuğa geri döndü. "Sennashi birkaç çapulcudan meydana gelen bir örgüt değil. Çok organizeler. Çok tehlikeliler. Çok güçlüler. Onların peşine tek başına düşmeye kalkma, tamam mı?" Çocuğun omzuna elini koydu. "Köye yaptıkları şeyden ötürü onlara karşı içinde kin birikmiş olabilir ancak bu mesele bizleri aşıyor. Senin tek başına yapabileceğin bir şey yok. Eğitimlerine odaklan ve kendini geliştirmeye bak. Bu meseleleri de yetişkinlere bırak, olur mu?" Elini çocuğun omzundan çekerek burnunu parmaklarının arasına alıp kıstırdı ve sıktı. "Sen kendinden niye çoğul kişi olarak bahsediyorsun bakayım?" Elini sağa sola oynatarak burnundan kıstırdığı suratını da sağa sola çevirdi. "Biraz gülümse hadi, bu ne ciddiyet?"

Çocuğun burnunu serbest bırakarak kıkırdadı. "Takım arkadaşlarınla iyi anlaşıyor musun Jin? Senin yaşlarında Youko isminde bir kız tanıyorum, belki ona arkadaşlık etmek istersin. Kendisi çetin cevizdir ama söyleyeyim." Gülümsedi. "Karnın aç mı? Seni yemeğe götüreyim mi? En çok ne yemeyi seversin?" Çocuğun ciddiyeti ve konuşma biçimi Aoi'nin sahiplenici anaç içgüdülerini harekete geçirmişti. Bu oğlanda normal olmayan bir şeyler vardı ve her ne ise fazlasıyla rahatsız ediciydi. Onun bu yaşta daha çocuksu ve heyecan dolu olmasını beklerdi ancak çocuk adeta bir duvar gibiydi. O keskin mavi gözlerin ardında hiçbir duygu yok gibiydi. Aoi ona ulaşmaya yönelik bir güdü hissetti. "Sohbet ederiz belki. Arkadaşlarını ve sevdiğin oyunları anlatırsın. İlla ki vardır, değil mi? Aaa, ben çok güzel fal bakarım biliyor musun?" Söylediklerinin ilgisini çekip çekmediğini anlamak için çocukla göz temasını korudu.
Image
🦋
SHINOBI KAYDI

shinobi

rank
C-rank
element
Fuuton
affinity
Ninjutsu

techniques

Mirai no Me (Geleceğin Gözleri)
Reikon Tsumekomi (Ruh Varlığı Kanalizasyonu)
Fuuton: Kazekiri no Jutsu (Rüzgar Kesme Tekniği)
Fuuton: Kami Oroshi (İlahi Dağ Rüzgarı)
Fuuton: Hikoukaze (Uçan Çekirge Rüzgarı)
Eien no Sasayaki (Sonsuz Fısıltılar)
Shisha no Kage (Ölülerin Gölgesi)
Shisha no Gun (Ölüler Ordusu Çağırma)
Tamashii no Hansha (Ruh Yansıması)
Fuuton: Kuudan (Hava Mermisi)
Shizukesa no Kusari (Sessiz Ruh Zincirleri)
Reikon Tsunagi (Ruhsal Bağlantı)
Mamori no Rei (Koruyucu Ruh Perdesi)
Fuuton: Kaze no Engetsu (Rüzgar Hilal Bıçakları)
Inochi no Ibuki (Yaşam Nefesi Paylaşımı)
Tamashii no Katamiı (Ruh Yadigâr)
Tamashii Kyōmei (Ruh Rezonansı)
Kyōtsū Itami (Paylaşılmış Acı)
Reikon no Tobari: Haha no Idaki (Ruh Perdesi: Ana Kucağı)
Fuuton: Shinkuuha (Vakum Dalgası)
Reikon no Michishirube (Ruhun Yol İşareti)

items

Tarot Destesi
Rüzgar Taşıyıcılı Fan
Kurbağa Peluş
3 adet Hyourougan
Kamp Malzemesi Seti
5 adet Kunai
10 adet Shuriken
2 adet Patlayıcı Kağıt
1 adet Tıbbi Kit (küçük boy, bandaj ve temel malzemeler içerir)
1 adet İletişim Duman Bombası (renk kodlu)
2 adet İp (her biri 10 metre)

resources

ryo
342.935
sp
20
fame
Tanınmıyor
Joined: Sun Nov 24, 2024 1:41 am
Rütbe:   
 Image
User avatar
Konohagakure
Konohagakure
Re: Yeni Yüzler

Post by Kurooni Jin »

Sennashi.

Bu ismi duyduğumuz anda kaslarımız gerilmeye başlamıştı. Merhametsizce öldürdüğümüz adamlar, öldürmeye devam etmemiz gereken kişiler, hepsi birer birer aklımızdan ve gözümüzün önünden geçiyordu. Ootoko-Jin meselesi vardı birde. Geride kalmıştı, üstelik bizim için büyük bir tehditti. Neredeyse her şeyimizi bir hain gibi aktarmak zorundaydı Tsukikage denilen kişiye. Eiengan için insanları mağarada hapis eden Sennashi, muhtemelen Genjitsuka bağlantısı olan bir Kurooni için Konoha’ya tekrardan gelebilirlerdi. Shiho, çok daha zor duruma düşebilirdi. Shiho’yu düşünmek zorundaydık, her ne kadar içimdeki Jin bana onun bir zayıflık olduğunu söylese de, bizi ateşleyen şeyin bu olduğunu düşünüyordum. Shiho’yu korumak için, kaçak bir ninja olmaya bile razıydık.

Aoi, saldırı gecesi buradaydı. Festivalin sonlarına doğru yaşanmış, çok iyi hazırlık yapılmıştı. Herkesin en hazırlıksız olduğu gece saldırıya çıkmışlardı. Sağ yumruğumuzun istemsizce sıkıldığını hissediyorduk. Bunun istemsizce olmadığını, aslında Jin’in sıktığından haberdardık. Sennashi denilen örgütün çapulcu bir örgüt olmadığını biliyorduk, üst tabakalarda bizim gördüğümüzden çok daha tehlikeli adamlar olmalıydı. Bize verdiği öğüde karşılık sessiz kalmıştık, üstelik bunu köye yaptıkları şeyden ötürü hissetmiyorduk. Bu uğurda binlerce kez ölmüş, binlerce kez dirilmiş, paramparça edilmiştik. Şimdi bunu yarıda bırakabilir miydik?

“Biz kendimizden çoğul bahsetmiyoruz.”

Dedik sakince. Karnımız aç değildi, bir şeyler yemek istemiyorduk zaten. “Sevdiğimiz bir oyun yok, arkadaşlarımızı anlatabiliriz.” derken, ilgimizi çeken bir laf çıkmıştı. Fal bakmak. Böyle şeylere olan merakımızı dindiremiyorduk. Gözlerimiz tekrardan karşımızda duran beyaz saçlı ablaya döndü. Belki de konuşmanın başından beri ilk kez merak duygusu vardı gözlerimizin içinde. “Sennashi ile kişisel bir sıkıntımız var. Köye yaptıkları ile ilgili değil, ailemize yaptıkları ile ilgili.” Gözlerimizde duran merağı silmeye çalışmak için tekrardan bir moloza uzandık. “Onlarla tekrardan karşılaşacağız. Bu sefer daha fazlasını öldüreceğiz.” Bir anlığına, gözlerimizin içerisine kibir ve öfke doldu. “Onlarla kapanmamış bir hesabım var. Hepsini katledeceğim.” Kafamızı iki yana salladım, çenemizin bu kadar açılmaması gerektiğini biliyorduk, ancak karşımızdaki abla ilginç bir güven sağlıyordu.

Silemediğimiz meraklı gözlerimizle ablaya doğru döndük. “Bize fal bakar mısın? Eğer seni yormayacaksa, şimdi bakmanı istiyoruz. Böyle şeyleri çok merak ediyoruz.” Sanırım bu fal için üç tane bakmamız gerekiyordu, ancak bunu abla da belirleyebilirdi. “Nasıl bakılıyor, elimizi mi uzatmamız gerek?” Elimizi ileriye doğru uzattığımızda, gözlerimiz avucumuzun içine kaydı. Bir anlığına, o ellerin en kanlı hali tekrardan gözlerimizin önüne geldi. Düşmanlarımızın kanının bulanmasının gururu ve korkunçluğu bir aradaydı. Bu kısa görüntü, anlık bir stres yaratsa da, kendimizi toparlayarak tekrardan soğuk bakışlarımızla ablanın gözlerinin içine bakmaya devam ettik.
SHINOBI KAYDI

shinobi

rank
D-Rank
element
-
affinity
Genjutsu

techniques

Zanei Shunjin (Anlık Gölge Kesici)
Derin Fısıltı
Kagenrou no Jutsu (Sisli Hayal Tekniği)
Kori Shinchuu no Jutsu (Akıl Kandırma Tekniği)

items

Ryoichi’nin Alın Bandı
Gizemli Sembollü Omuzluk

resources

ryo
14.900
sp
190
fame
Tanınmıyor
Joined: Thu Nov 21, 2024 4:14 pm
Rütbe:   
 Image
User avatar
Konohagakure
Konohagakure
Re: Yeni Yüzler

Post by Yureikumo Aoi »

Fal bakmaktan bahsettiği anda çocuğun gözlerinin ışıldadığını gördü. Bingo! Onu bir yerden yakalamayı başarmıştı. Çocuk ellerini uzatınca onun bir an için duraksadığını fark etti. Bazen çoğul bazen tekil kişi olarak konuşuyor, sanki kendi içinde birileriyle sohbet ediyor gibiydi. Ne garip bir çocuktu. "Elini uzatmana gerek yok ama madem uzattın..." Çocuğun ellerinden birini yakalayarak avucunun arasına aldı. "Gel seni sevebileceğin bir yere götüreyim." Köy meydanında içinde vinç oyunu da olan, hatta kurbağa pelüşünü Bokukichi'nin düşürmüş olduğu o eğlenceli kafeye götürdü çocuğu. Burası genellikle gençlerle dolu oluyordu ve sakindi. Saldırıdan sonra hala sağlam ve iş yapıyor olduğunu görmek de güzeldi. Belki biraz hasar almış olabilirdi ancak güçlendirme çalışmalarıyla toparlanmayacak bir şey değildi.

Boş masalardan birine gittikten sonra çocuğu karşısına oturttu. Menüyü eline aldı ve garsona gördüğü en şekerli görünen içeceği işaret etti. "Kremalı çilekli milkshake lütfen!" Yüzünde masum bir gülümsemeyle çocuğa döndü. "Sen ne içersin?" O da siparişini isterse verdikten sonra cebinden fal kartlarını çıkarttı ve karıştırarak masaya dizmeye başladı. "Kendinden çoğul bahsetmediğini söylüyorsun..." Çocuğu yargılamadan ya da garipsemeden onu anlamaya çalıştı. "O halde kaç kişisiniz siz?" Kartları kapalı olarak rastgele dizerken çocuğun biraz evvel söylediklerini düşündü. Sennashi ile kişisel bir problemi olduğunu, ailesine bir şeyler yaptığını söylemişti. Onların ismi anıldığında geriliyor ve öfkeleniyordu. Hepsini katledeceğini söylemişti ancak bu bir Genin için imkansızdı. Onların tam potansiyelini görmemiş olmalıydı henüz. O korkunç insanlar bu küçücük çocuğu öldürmekten beter hale getirirlerdi. "Sennashi ailene ne yaptı anlatmak ister misin? Onlardan birilerini mi öldürdün?" Gelen içeceğini yudumladı ve şekerli ferah tadın ağzına yayıldığını hissetti. "Sennashi benim aileme de, hatta Konoha'daki pek çok aileye kötü şeyler yaptı. Onların üstesinden birlikte geleceğiz. Bunun sorumluluğu senin omuzlarında değil. Hokage Bey'in önderliğinde tüm düşmanı yok edeceğiz ve bir daha benzer bir felaket tekrarlanmayacak Yuukon'un izniyle."

Çocuğun konuşması için kartlarını bilerek yavaş yavaş yerleştiriyordu masaya. Onu daha çok anlamalı, Sennashi ile arasındaki meselenin ne olduğunu kavramalıydı. Canı için tehlikeli konulardı bunlar. Fal konusunda meraklı ve istekli olması güzel bir şeydi, belki ruhlar ona bu konuda uygun falı çekip çıkarır ve yol gösterirlerdi. Aoi kendini falları konusunda epey bir geliştirmişti son yıllarda. "Pekala şimdi fal için bu kartları dokunmadan incelemeni istiyorum. Sonra da sana en yakın geleni işaret etmelisin. Ben de altında ne olduğunu sana gösterip yorumlayacağım." Jin'in gözlerine döndü. "Ama sadece Kurooni Jin için mi bakacağız yoksa siz hepinize mi? Sizin isimleriniz ne, nasıl insanlarsınız bana tanıtabilir misin biraz? Sizi tam olarak anlamam lazım ki doğru fal yorumu ulaşsın. Eğer birden fazlaysanız ve her biriniz fal istiyorsa kişi sayısı kadar bakmamız lazım."
Image
🦋
SHINOBI KAYDI

shinobi

rank
C-rank
element
Fuuton
affinity
Ninjutsu

techniques

Mirai no Me (Geleceğin Gözleri)
Reikon Tsumekomi (Ruh Varlığı Kanalizasyonu)
Fuuton: Kazekiri no Jutsu (Rüzgar Kesme Tekniği)
Fuuton: Kami Oroshi (İlahi Dağ Rüzgarı)
Fuuton: Hikoukaze (Uçan Çekirge Rüzgarı)
Eien no Sasayaki (Sonsuz Fısıltılar)
Shisha no Kage (Ölülerin Gölgesi)
Shisha no Gun (Ölüler Ordusu Çağırma)
Tamashii no Hansha (Ruh Yansıması)
Fuuton: Kuudan (Hava Mermisi)
Shizukesa no Kusari (Sessiz Ruh Zincirleri)
Reikon Tsunagi (Ruhsal Bağlantı)
Mamori no Rei (Koruyucu Ruh Perdesi)
Fuuton: Kaze no Engetsu (Rüzgar Hilal Bıçakları)
Inochi no Ibuki (Yaşam Nefesi Paylaşımı)
Tamashii no Katamiı (Ruh Yadigâr)
Tamashii Kyōmei (Ruh Rezonansı)
Kyōtsū Itami (Paylaşılmış Acı)
Reikon no Tobari: Haha no Idaki (Ruh Perdesi: Ana Kucağı)
Fuuton: Shinkuuha (Vakum Dalgası)
Reikon no Michishirube (Ruhun Yol İşareti)

items

Tarot Destesi
Rüzgar Taşıyıcılı Fan
Kurbağa Peluş
3 adet Hyourougan
Kamp Malzemesi Seti
5 adet Kunai
10 adet Shuriken
2 adet Patlayıcı Kağıt
1 adet Tıbbi Kit (küçük boy, bandaj ve temel malzemeler içerir)
1 adet İletişim Duman Bombası (renk kodlu)
2 adet İp (her biri 10 metre)

resources

ryo
342.935
sp
20
fame
Tanınmıyor
Joined: Sun Nov 24, 2024 1:41 am
Rütbe:   
 Image
User avatar
Konohagakure
Konohagakure
Re: Yeni Yüzler

Post by Kurooni Jin »

Abla, elimizi avuçlarının arasına aldığında elimizi şefkate bırakmak ve korkuyla çekmek arasında anlık bir düşünce savaşı yaşıyorduk. Kana buladığımız elimizin şimdi yumuşak bir elin içerisinde olması, bize iyi hissettirmiyordu. Bu yüzden elimizi yavaşça geriye çekip, ablayı takip ederek bir kafeye gelmiştik. Burada gençler vardı, sakindi, eğlenceli olabilecek bir yere benziyordu. Lakin, artık buralar içimizde bir duygu uyandırmıyordu. Etrafta eğlenen yaşıtlarımızı gördükçe, onların ne kadar aciz olduklarını ve bizim ne kadar parçalandığımızı düşünüyorduk. Onlar gibi tekrardan gülüp eğlenebilecek miydik, bilmiyorduk. Jin’in bunu kabul etmeyeceğinin de farkındaydık. Burada eğlenen yaşıtlarımızdan çok daha küçük olanı, sadece gözü için bir kuklanın içine hapsedilmişti. Burada bu gençlerin yaşadığı şeyler, sahte bir gerçekliğin içerisinde piyonluk yapmaktan ibaretti. Üstelik birer piyon olduklarının farkında değillerdi, belki de hiçbir zaman olmayacaklardı. Bu sahteliğin içerisinde yaşamaktan keyif almaları, içimizdeki kibri alevliyordu.

Ablayla birlikte boş masalardan birine gitmiş, karşısına oturmuştuk. Abla menüden kremalı çilekli milkshake söylemişti, bizim ne içeceğimiz belliydi. Küçüklüğümüzden beri, babamızın bizi alıştırdığı tek bir içecek vardı. “Çay. Biz çay istiyoruz. Çok sıcak olsun.” Siparişimizi verdikten sonra, ablanın cebinden çıkarttığı fal kartlarını karıştırmaya başlaması daha fazla merakımızı arttırıyordu. Dikkatli gözlerle onun o kağıtlar ile ne yaptığını izliyorduk. Bizim kaç kişi olduğumuzu sorduğunda, belki de o kartlardan daha önemsiz bir şeymiş gibi söze girerken işaret parmağımızı kaldırdık. “Biz.” Sonrasında orta parmağımızı. “Ben.” İki parmağımız havadayken, gözlerimiz hala kartlardaydı. “Ve O.” O kartlara bakarak falımızda ne göreceğini, bunu nasıl yapacağını düşünmek bizi çok heyecanlandırıyordu. Lakin, söz yine bir şekilde Sennashi’ye gelmişti. Gözlerimizin, Jin’in iradesiyle kartlardan çekilip ablanın gözlerine dikeldiğini hissetmiştik.

Sorusuna cevap vermeden önce, sözleri devam ederken sıcak çayımız önümüze gelmişti. Yuukon denen kişinin kim olduğunu bilmiyorduk. “Sennashi sırf gözlerimiz yüzünden ailemizden birilerini avladı. Avlamakla kalmadı, ruhlarını bir kuklanın içerisine hapsettiler.” Üç ruh. Üç can. Birbirinden başka karakterlere sahip, kendi endişeleri, öfkeleri, üzüntüleri ve korkuları olan üç varlık. Aklımıza geldiğinde öfkemiz tekrardan artmıştı. “Onlardan iki kişiyi öldürdük. Devamını getirecektik, ancak biz öldük.” Ailemize yapılan bu avı cezalandıracaktık. “Bu gözler bir daha av olmayacak. Avcı benim. Av onlar.” Bir süre sessizce ablanın gözlerine baktık, sonrasında gözlerimizdeki öfke yerini terk etmeye başladı. Yerini terk ettiğinde, gözlerimiz tekrardan masaya yerleşmeye devam eden kartlara doğru kaydı.

Abla, bizden fal için bu kartları dokunmadan incelememizi istemişti. Bize en yakın geleni işaretleyecektik. Ablanın sorusuna karşılık, kafamız karıştı. “Kurooni Jin’den başka birisi yok. Biz, Jin’iz.” dedik. “Hepimiz için bakmanı istiyoruz. Jin için, bizim için. Birde O’nun için.” İçimizde var olan yokluğun falını hem merak ediyor, hem korkuyorduk. Elimizi uzattık, bir süre kartların üzerinde gezindirdikten sonra, sağ köşeye yakın olanı seçtik. Sonrasında, elimizi tekrardan uzattık. Bizim aksimize, bu sefer sol köşeden seçmiştik. “Bunu istiyorum.” Elimizi tekrardan uzattık, ancak o anda, bir boşluk yine zihnimizde vuku buldu. Gözlerimiz bir karanlığın içerisine, dilimiz ise irademizin dışında bir varlığa ve yokluğa hapsoldu.

…


“Seçmene gerek yok, Jin.”

Eli, kartın üstünde duruyordu.

…

“Ben onu senden çok önce gördüm, sen bu desteyi almadan, sen doğmadan, ben doğmadan. Kaç kişisin Jin? Say: bir taşıyan, bir taşınan, bir de ikisini çoktan gömmüş olan. Ama sayı yanlış, çünkü gömen, henüz gömülmedi. Ve gömülecek olan, hiç doğmadı. Benim falım yok Jin, fal için bir gelecek gerek. Benimse sadece tekrarım var, aynı an, tekrar tekrar, hep ve hiç. Bir gün bunu hatırlayacaksın ve o gün geldiğinde hiç hatırlamayacaksın. Çayını iç Jin, hiçbir zaman içmediğin gibi ve her zaman o bahçede içtiğin gibi.”

…

Kelimeler bittiğinde, elimiz bir kartın üstüne düştü. Gözlerimiz karanlığın içerisinden tekrardan aydınlığa çekildi. Ağzımızın içinde küllü bir tat vardı. Sağ elimizde ise, az önce yudumlamadığımız çay duruyordu. Onu dinlememiz gerektiğini düşündüm, çayımızdan bir yudum aldım. Sıcaklığı, babamızın getirdiği çayın sıcaklığı kadar değildi, ancak güzeldi.

“Sanırım bu kartı seçmeyeceğiz.”
SHINOBI KAYDI

shinobi

rank
D-Rank
element
-
affinity
Genjutsu

techniques

Zanei Shunjin (Anlık Gölge Kesici)
Derin Fısıltı
Kagenrou no Jutsu (Sisli Hayal Tekniği)
Kori Shinchuu no Jutsu (Akıl Kandırma Tekniği)

items

Ryoichi’nin Alın Bandı
Gizemli Sembollü Omuzluk

resources

ryo
14.900
sp
190
fame
Tanınmıyor
Joined: Thu Nov 21, 2024 4:14 pm
Rütbe:   
 Image
User avatar
Konohagakure
Konohagakure
Re: Yeni Yüzler

Post by Yureikumo Aoi »

Jin çay istediğini söylemişti, hem de çok sıcak. Böyle sıcak bir yaz gününde çay içmesi garipti ancak bu çocukla ilgili o kadar fazla garip şey vardı ki Aoi'nin listesinde bu ilk sıralara bile girmezdi. Kaç kişi olduklarını sorunca verdiği yanıtın bile bir anlamı yoktu Aoi için ancak elinden geldiğince onu anlamaya çalıştı. Biz, ben ve o demişti. Üç... kişi miydiler yani? Aoi gergin bir şekilde gülümseyip saçını kaşıdı. Konu Sennashi'ye gelince Aoi'nin bakışları buz kesti. Sennashi, Kurooni üyelerini gözleri için avlamış ve ruhlarını bir kuklaya hapsetmişti. "Ruhlarını mı hapsetmişler?" Yüzündeki endişe ve korkuyu çocuğa yansıtmamak istese de durup bunun ne anlama geldiğini düşünmeye çalıştı. Işık İşaretçisi ve Akane, eski Shinmei'nin ruhunu Hokage Binası altındaki bir kazığa hapsetmişlerdi. Sennashi'nin Akane ile kısa süreli bir ortaklık kurduğu düşünülürse belki de onlara ruhları hapsetme yöntemini göstermiş veya bu konuda yardım etmişti. Akane'nin ruh hapsetme konusunda günahları olduğunu ve bu yüzden klandan uzaklaştırıldığını biliyordu. Jin'in aile üyelerini hapseden Sennashi mensupları da onların klanına ait yasaklı teknikleri kullanmış olabilirler miydi? "Bu... günah." Parmakları masada gezinerek içeceğine ulaştı yeniden. "Bir ruhu isteği dışı hapsedemezsin... Yuukon cezalandırır."

Jin bu meseleyle ilgili olarak öfkeli görünüyordu. İki kişiyi öldürdüğünü, devamını getiremeden öldüğünü söylemişti. "Öldünüz?" Gayet de yaşıyordu. Aoi karşısındaki oğlanın bir ruh veya öte tarafla bağlantılı olmadığına emindi. Öldük derken yenik düştüğünü mü söylemek istemişti? Çocuk herkes için fal bakmasını söyleyince dikkatini yeniden masadaki kartlara verdi. Jin'in parmakları kartların üzerinde dolaştı ve bir tanesini işaret etti. Jin için bu kartı seçmişti. Sonra bir başka kartı daha seçti. Tekil konuştuğu kişilik için de bunu seçmişti. Üçüncüye geçiyordu ki... Çocuğun bakışları ve konuşma tarzı bir anda değişti. Çok daha derin bir sesle, bir çocuktan çıkmayacak cümlelerle konuşmaya başladı içindeki bir şey. Tam olarak ne dediğini anlamamıştı ancak bu varlık her ne ise kendisinin üst bir konumda olduğunu söylüyor, bir geleceği ya da geçmişi olamayacağı için de kendisine fal bakılmasını anlamsız buluyordu.

Çocuk kendine geldiğinde sanki hiçbir şey olmamış gibi çayından bir yudum aldı ve bu kartı seçmeyeceğini söyledi. Aoi bütün bu olan biteni şaşkınlıktan kocaman açılmış gözleriyle izledi. Nutku tutulmuştu. Kısa bir an donup kalarak tepki veremedi, sonrasında kendisini toparlayarak gergin bir şekilde gülümsedi. "Peki o zaman. İkinize bakıyorum sadece. Öncelikle Jin." İlk seçtiği kartı açıp ters çevirdi.
► Show Spoiler
"Talih Çarkı." Yorumlamadan önce içeceğinden bir yudum daha aldı. "Bu kart yakında kaderinin değişeceğine, beklenmeyen bir gelişme olacağına, kontrol edemeyeceğin olaylar silsilesi yaşanacağına işaret ediyor. Ruhlar sana diyor ki her şey senin kontrolünde değil. Ama değişen dünyanın içinde nasıl duracağını sen seçebilirsin. Senin hayatında bir kapı kapanacak ve başka bir kapı açılacak. Bu dönüşüm iyi de olabilir kötü de olabilir. Beklenmedik bir haber, tesadüfi bir karşılaşma, şansın yön değiştirmesi anlamlarına gelebilir. Dikkat etmen gereken konu kadercilik. Kaderim böyleymiş zaten deyip ipleri elinden bırakmamalısın, bazı şeyleri kontrol edemesen de kararları alan kişi sensin." Sıcak bir şekilde gülümsedi. "Belki de karşılaşmamızın bunda payı vardır."

Ardından elini ikinci fal kartına götürdü. "Şimdi senin kartın." diye açıkladı ne dediğini kendisi bile bilmezken. Kartı çevirdi ve çıkan falı görünce gözleri ışıldadı.
► Show Spoiler
"Aşıklar! En sevdiğim fal." Kıkırdadıktan sonra açıklamaya girişti. "Bu kart romantik bir anlama da gelebilir sevgi dolu başka bir ilişkiyi de temsil edebilir. Ama genellikle romantik anlama gelir. Hayatına birisi girebilir ve beklenmedik bir şekilde aşk yaşayabilirsiniz. Veya halihazırda sevdiğin ve seni seven birileri varsa onlara vakit ayırman gerekiyor. Seni özlüyor olabilirler. İlişkilerinle ilgili özenli olmalısın. Kendini saklayıp duvarlar örüyorsan bunları yıkmanın vakti gelmiş. Dürüst olmalı, gardını indirmeli, kendin olarak var olmalısın. Sevdiğin kişi seni seçecek ve mutlu olacaksınız. Ancak bu bağın devam etmesi için yalnızca sevmeniz yetmez. Birbirinizi seçmeniz gerekir. Bu uğurda efor sarf etmelisiniz. Aşk bazen karşına çıkar. İlişki ise her gün yeniden verdiğin bir karardır. Bu esnada fazla bağımlılık geliştirmemeye, sevgi ile fedakarlığı birbirine karıştırmamaya, ilişkiyi korumak uğruna kendinden vazgeçmemeye özen göstermelisin. Başkaları adına karar alamazsın." Aoi çocuğa doğru muzip muzip gülümsedi. "Hmmm, var mı böyle birisi peki? Takım arkadaşlarından birisi olabilir mi?"
Image
🦋
SHINOBI KAYDI

shinobi

rank
C-rank
element
Fuuton
affinity
Ninjutsu

techniques

Mirai no Me (Geleceğin Gözleri)
Reikon Tsumekomi (Ruh Varlığı Kanalizasyonu)
Fuuton: Kazekiri no Jutsu (Rüzgar Kesme Tekniği)
Fuuton: Kami Oroshi (İlahi Dağ Rüzgarı)
Fuuton: Hikoukaze (Uçan Çekirge Rüzgarı)
Eien no Sasayaki (Sonsuz Fısıltılar)
Shisha no Kage (Ölülerin Gölgesi)
Shisha no Gun (Ölüler Ordusu Çağırma)
Tamashii no Hansha (Ruh Yansıması)
Fuuton: Kuudan (Hava Mermisi)
Shizukesa no Kusari (Sessiz Ruh Zincirleri)
Reikon Tsunagi (Ruhsal Bağlantı)
Mamori no Rei (Koruyucu Ruh Perdesi)
Fuuton: Kaze no Engetsu (Rüzgar Hilal Bıçakları)
Inochi no Ibuki (Yaşam Nefesi Paylaşımı)
Tamashii no Katamiı (Ruh Yadigâr)
Tamashii Kyōmei (Ruh Rezonansı)
Kyōtsū Itami (Paylaşılmış Acı)
Reikon no Tobari: Haha no Idaki (Ruh Perdesi: Ana Kucağı)
Fuuton: Shinkuuha (Vakum Dalgası)
Reikon no Michishirube (Ruhun Yol İşareti)

items

Tarot Destesi
Rüzgar Taşıyıcılı Fan
Kurbağa Peluş
3 adet Hyourougan
Kamp Malzemesi Seti
5 adet Kunai
10 adet Shuriken
2 adet Patlayıcı Kağıt
1 adet Tıbbi Kit (küçük boy, bandaj ve temel malzemeler içerir)
1 adet İletişim Duman Bombası (renk kodlu)
2 adet İp (her biri 10 metre)

resources

ryo
342.935
sp
20
fame
Tanınmıyor
Joined: Sun Nov 24, 2024 1:41 am
Rütbe:   
 Image
User avatar
Konohagakure
Konohagakure
Re: Yeni Yüzler

Post by Kurooni Jin »

Genç adam, istemsizce dişlerini sıktı. Çayın kulpunda duran parmakları kasıldı. “Yuukon cezalandırmadı. Cezalarını ben vereceğim.” Birkaç kafa sallaması eşlik etti tamamladığı cümlelerine. Ani gerilimin verdiği mücadeleden çıkmaya çalıştı birkaç saniye. Sonrasında o yorgun gözler tekrardan kendini buldu yüzünde. Kendisine bakılan falda, Talih Çarkı çıkmıştı. Karşısındaki kadının anlattığında göre, yakında kaderinin değişeceği, beklenmeyen bir gelişme olacağı, kontrol edemeyeceği olaylar silsilesi yaşanacağı söyleniyordu. Hayatında bir kapı kapanacak ve bir diğeri açılacaktı. Sessizce dinledi genç adam, bir yorum yapmayı tercih etmedi. Sonrasında diğer Jin için fal açıldı. Aşıklar falı, romantik bir anlama gelebiliyordu. Hayatına birisi girebilecek, belki de beklenmedik bir şekilde aşk yaşayacaklardı.

“Sevdiğimiz kişi bizi mi seçecek?”

Şaşırmıştı genç adam, sevdiği kişiyi görmeye bile gitmemişti henüz. Gözlerine ufak bir buğu oturdu, belki de onun yüzüne bakmak istemiyordu bu şekilde. Shiho’nun gözlerini hayal ederken zihninin bir parçasında, karşısında duran kadına doğru çevirdi gözlerini. “Var. Fuuma Shiho.” İsmini söylerken bile hafif çatallaşmıştı sesi. Onunla buluşmak için cesaretini toparlayamamıştı, belki kendisiyle bile yüzleşmemişken karşısına çıkmak istemiyordu. Karşısına çıkarsa ne bulacağını da bilemiyordu.

“Daha görüşmedik. Konoha’ya yeni döndüğümüzü söylemiştik, henüz bir fırsat bulamadık. Belki de daha doğrusu, o fırsatı yaratmadık. Cesaret edemedik.”

Çayından bir yudum aldı, dilini yakan sıcaklığı aldırmadan midesine doğru gönderdi. Babasının ona öğrettiği en temel şeydi, sıcaklığın varlığını reddetmek. Akademiye girdiği günden beri aynı eğitimi alıyordu. Çayını tekrardan altlığın üstüne koyduktan sonra derin bir nefes aldı.

“İlişki denen şeyin ne olduğunu bilmiyoruz. Bize anlatır mısın? Shiho’yu korumak için her şeyi yapmamız gerekmez mi? Şimdiye kadar hep böyle davrandık, yapmamalı mıydık? Ya başına bir şey gelirse, bu bizim suçumuz olmaz mı?”

Soru üstüne soru sormuştu meraklı genç adam. Öğrenmesi gereken çok şey olduğunu düşünüyordu. Bir süre karşısında duran kadının gözlerinin içine bakmaya devam etti. Kısa süren sessizliğinin ardından tekrardan söz aldı sorularına herhangi bir cevap almadan.

"Bu fallara nasıl bakıyorsun? Öğrenilecek bir şey mi, Yureikumo ailesine mi özel?"
SHINOBI KAYDI

shinobi

rank
D-Rank
element
-
affinity
Genjutsu

techniques

Zanei Shunjin (Anlık Gölge Kesici)
Derin Fısıltı
Kagenrou no Jutsu (Sisli Hayal Tekniği)
Kori Shinchuu no Jutsu (Akıl Kandırma Tekniği)

items

Ryoichi’nin Alın Bandı
Gizemli Sembollü Omuzluk

resources

ryo
14.900
sp
190
fame
Tanınmıyor
Joined: Thu Nov 21, 2024 4:14 pm
Rütbe:   
 Image
User avatar
Konohagakure
Konohagakure
Re: Yeni Yüzler

Post by Yureikumo Aoi »

Çocuk çayını kaynar kaynar yudumlarken fallarını da sessizce dinlemişti. Aoi, Yuukon hakkında söylediği şeye karşı çıkacak gibi oldu ancak karşısındakinin öfkeli bir çocuk olduğunu fark ederek vazgeçti. Fallarını dinlerken Talih Çarkı hakkında herhangi bir yorum yapmamıştı ancak Aşıklar ilgisini çekmeyi başarmış gibi duruyordu. Hoşlandığı birisi olduğunu, isminin de Fuuma Shiho olduğunu söyledi. Aoi'nin yüzüne tatlı bir tebessüm yayıldı bunu duyunca. Karşısındaki oğlanın da temel motivasyonunun diğer herkesle aynı olduğunu fark etti. Sevdiklerini korumak. Konoha'ya döndüğünde hoşlandığı kız ile buluşmaya henüz cesaret edememişti. İlişki konusunda ise kafası karışıktı. Anlamak istiyordu. Onları korumak zorunda değil miydi? Başlarına bir şey gelirse bu onun suçu olmaz mıydı? Aoi'nin tebessümü yüzünde donuklaştı. Saldırıdan sonraki sabah Takeshi ile olan kavgası aklına geldi. Suçluluk duygusu ve başkalarını koruma arzusu, onları sensiz bir hayata mahkum etmek uğruna değer miydi?

Çocuk hiç durmadan fallarla ilgili de soru sormaya başladı. Nasıl bakıldığını, nasıl öğrenileceğini merak ediyordu. Aoi içeceğinden birkaç yudum aldı. Sorularına sırayla yanıt vermeye karar verdi. "İlişki..." Elini saçlarına götürerek mahcup bir şekilde başını kaşıdı. "Ben de ahkam kesecek kadar tecrübeli değilim bu konuda. Onu korumak istemeni ve bu uğurda her şeyi yapabilecek olmayı göze almanı anlıyorum. Ama onun ne istediğini de bilmelisin. O da sana karşı aynı şeyleri hissediyor olamaz mı? Belki sürekli korumanı değil, senin yanında olmayı istiyordur. Seninle birlikte kalıp tehlikeyi göğüslemektir arzusu. Onun adına karar vermenin yanlış olduğunu düşünüyorum. Belki sen doğru olanın bu olduğunu düşünüp onu korumak için kendinden vazgeçersin ama o, senin içinde olmadığın güvenli bir hayatı istemiyordur." Derin bir iç çekti. "Başınıza bir şey gelmesi durumunda da bu ne senin, ne onun hatası olurdu sanırım. Ama ikiniz de kendinizi suçlardınız. İlişkiler... fazlasıyla karmaşık, değil mi?" Gülümseyerek gergin havayı dağıtmaya çalıştı ve içeceğinden bir yudum daha aldı.

Diğer soruyu cevaplamaya geçti. "Fal sistemini kendim geliştirdim aslında, Yureikumo'ya özel değil. Ancak bağlantılı." Kartları ters çevirerek çocuğa doğru iteledi inceleyebilmesi için. "Kartlar benim tasarımım. Yureikumo ailesinin gelecekten görü alabilme yeteneği olduğunu duymuşsundur belki. Bu bazılarımızda o kadar gelişmiş değil, yalnızca muğlak şeyler görüyoruz. Klan liderimiz Shinmei pozisyonunda olanlarda ise gelecekten haber verebilecekleri ve köyü uyarabilecekleri kadar gelişmiş oluyor. Ben de kendimi geliştirmek istiyorum. Belki Shinmei'miz hayatta olsaydı bizi Sennashi saldırısı hakkında önceden uyarabilirdi. Onu bu sebeple öldürmüş olmalılar. Bu yeteneğin ne denli önemli olduğunu fark etmemi sağladı." Kartları işaret etti parmağıyla. "Yüzde yüz gerçek olduklarını söyleyemem ama ruhların bize işaretler yolladıklarına inanıyorum. Tesadüf diye geçiştirdiğimiz ve önemsemediğimiz şeyler aslında bize bir şeyler söylüyor olabilir. Fallarımın da bu konuda aydınlatıcı olduğuna inanıyorum. Dikkat etmen gerekeni, kendinde geliştirmen gereken yönleri sana fısıldıyor." İçeceğinden bir yudum daha aldı. "Mesela sana Shiho ile görüşmen gerektiğini fısıldadılar. Kendinde bu cesareti bulman gerekiyor. Seni çok özlemiş ve merak etmiş olmalı." Çocuğun buz mavisi gözlerine baktı. "İstersen sana fal bakmayı öğretebilirim. Ama öncelikle kendini, kontrol edemediğin ve senden büyük güçlere teslim edebilmeyi öğrenmen gerekir. Tanrı ve kader gibi."
Image
🦋
SHINOBI KAYDI

shinobi

rank
C-rank
element
Fuuton
affinity
Ninjutsu

techniques

Mirai no Me (Geleceğin Gözleri)
Reikon Tsumekomi (Ruh Varlığı Kanalizasyonu)
Fuuton: Kazekiri no Jutsu (Rüzgar Kesme Tekniği)
Fuuton: Kami Oroshi (İlahi Dağ Rüzgarı)
Fuuton: Hikoukaze (Uçan Çekirge Rüzgarı)
Eien no Sasayaki (Sonsuz Fısıltılar)
Shisha no Kage (Ölülerin Gölgesi)
Shisha no Gun (Ölüler Ordusu Çağırma)
Tamashii no Hansha (Ruh Yansıması)
Fuuton: Kuudan (Hava Mermisi)
Shizukesa no Kusari (Sessiz Ruh Zincirleri)
Reikon Tsunagi (Ruhsal Bağlantı)
Mamori no Rei (Koruyucu Ruh Perdesi)
Fuuton: Kaze no Engetsu (Rüzgar Hilal Bıçakları)
Inochi no Ibuki (Yaşam Nefesi Paylaşımı)
Tamashii no Katamiı (Ruh Yadigâr)
Tamashii Kyōmei (Ruh Rezonansı)
Kyōtsū Itami (Paylaşılmış Acı)
Reikon no Tobari: Haha no Idaki (Ruh Perdesi: Ana Kucağı)
Fuuton: Shinkuuha (Vakum Dalgası)
Reikon no Michishirube (Ruhun Yol İşareti)

items

Tarot Destesi
Rüzgar Taşıyıcılı Fan
Kurbağa Peluş
3 adet Hyourougan
Kamp Malzemesi Seti
5 adet Kunai
10 adet Shuriken
2 adet Patlayıcı Kağıt
1 adet Tıbbi Kit (küçük boy, bandaj ve temel malzemeler içerir)
1 adet İletişim Duman Bombası (renk kodlu)
2 adet İp (her biri 10 metre)

resources

ryo
342.935
sp
20
fame
Tanınmıyor
Joined: Sun Nov 24, 2024 1:41 am
Rütbe:   
 Image
User avatar
Konohagakure
Konohagakure
Re: Yeni Yüzler

Post by Kurooni Jin »

Karşısındaki kadın, genç adama ilişki konusunda büyük bir ders vermişti. Hep Shiho’yu koruması gerektiğini düşünüyordu, bütün eylemlerini de öyle planlamıştı. Ancak, Shiho’nun onunla birlikte kalıp tehlikeyi göğüslemeyi arzuladığını hiç düşünmemişti. Onun adına karar vermişti şimdiye kadar, üstelik hiçbir bilgisi olmadan. Shiho, Jin’in içinde olmadığı güvenli bir hayatı istemiyor olabilirdi, buna cevap verebilecek kadar tanımamıştı. Yine de, başlarına bir şey gelseydi Jin’in hatası olurdu, onları o sürüklemişti belanın içerisine. Üstelik, babası bile onu uyarmıştı yanındaki kimseye bir zarar gelmeyeceği konusunda. Takım hocası Jin’e özel olarak peşine düşmemesi gerektiği konusunda da uyarmıştı. Bu yüzden hafiften utandı genç adam, yapılmaması gereken bir şeye arkadaşlarını da sürüklediği için.

Aoi, fal sistemini kendisini geliştirmişti. Yureikumo’ya özel değildi, ancak bağlantılıydı. Kartları kendisi tasarlamış, muğlak olarak gördüğü görü sistemini kullanarak fallara bakıyordu. Shinmei’nin görü yeteneği ise bambaşka bir seviyedeydi. Sennashi’nin de tam bu yüzden Shinmei’yi öldürmüş olabileceğini düşünüyordu. Genç adama mantıklı gelmişti, Sennashi’nin hareketleri çok sistematik olmalıydı. Yüzde yüz gerçek olmasa bile, ruhların bir işaret yolladığına inanıyordu, bu yüzden de Shiho ile görüşmek için cesaretini toplaması gerektiğini düşünüyordu. Shiho’nun kendisini özlemiş olduğu düşüncesi bir anlığında genç adamın yanaklarını kızartmıştı. Konu fal bakmayı öğretmeye geldiğinde, çocuksu bir merakla baktı. Sonrasında, şimdiye kadar sessiz kaldığı konulara cevap vermek istedi.

“Merak etmiş olmalı. Onunla yollarımızı ayırdığımızda normal bir şekilde ayırmadık. Onlara köye dönerken kaybolduğumuzu düşündürmek zorundaydık geri dönmemeleri için. Bu yüzden, bizi kayboldu olarak biliyor olmalılar. Muhtemelen öldüğümüzü düşünmüş bile olabilirler. Kısmen gerçek gerçi…”

Yorgun bir gülümseme taşındı suratına genç adamın. “Bu haldeyken onunla görüşmeyi kendimize kabul ettiremedik. Neden bilmiyoruz, ama içimizde bir şey engel oldu. Cesaretimizi toplamamız gerekiyor, doğru söylüyorsun abla.” Dedikten sonra sıcak çayından tekrardan bir yudum aldı. “Henüz fal bakmayı öğrenebileceğimize inanmıyoruz. Daha zihnimizi kontrol edemiyorken, bizden büyük güçlere nasıl teslim olmayı öğrenebiliriz ki?” Genç adam, biraz gerildi. Sanki ağzından baklayı çıkaramıyor gibi bir hale büründü. Bunu kırabilmek için çayından büyük bir yudum aldı. Ağzından çıkan sıcak çayın dumanını kenara doğru üfledi. “A-abla…” Gözleri birbirine sürttüğü ellerine düştü. “Acaba sen bize yardımcı olsan… Fuuma’ların oraya gitsek, Shiho’nun yüzünü görsek olur mu? Belki cesaretimizi toplamaya yardımcı olur...” Tam o anda öfkeli gözler belirdi gözlerinin içinde.

“Sen utanılacak bir adamsın, Kurooni Jin.”
SHINOBI KAYDI

shinobi

rank
D-Rank
element
-
affinity
Genjutsu

techniques

Zanei Shunjin (Anlık Gölge Kesici)
Derin Fısıltı
Kagenrou no Jutsu (Sisli Hayal Tekniği)
Kori Shinchuu no Jutsu (Akıl Kandırma Tekniği)

items

Ryoichi’nin Alın Bandı
Gizemli Sembollü Omuzluk

resources

ryo
14.900
sp
190
fame
Tanınmıyor
Post Reply