Yakaladığımız haydutları bir örgü ustasının titizliğiyle birbirine bağladığım sırada ekibim aktif şekilde kendilerine dağıttığım görevleri başarıyla yerine getirmiş, bana da her küçük olayı raporlamışlardı. Genta’nın sivillerle iletişim raporu yüzümü gülümsetmişti. Belki gereksiz gözüken bu detayın, işimizin özü olduğunu kendisine teşekkürümle hatırlatma ihtiyacı duyuyordum. “Bu basamak çok önemliydi, iyi iş, bravo.” İnsanların kurgulanmış şehirlerde, sıcak yataklarında, ihtiyaçları kadar erzağa ulaşabildiği hayatlar kurmasını sağlamak işimizin en temel amacıydı. Genta ilk tanıştığımız anda bu disiplinden biraz uzak olduğunu bana göstermişti. Ona bu konuda katkıda bulunmak benim de işimin çok önemli bir parçasıydı.
Haruka’nın söndürdüğü yangından kurtardığı erzak çok az gözükse de Genta’nın diğer arabadan getirdiklerini üstüne koyunca hepimize yetecek bir öğün ortaya çıkıyordu. Bu da yine sevindirici bir haberdi. Shui de ekipman toparlama işini olumlu katkıyla tamamlayabilmişti. Sonuç mükemmel olmasa da tüm ekip, işimizi görmeye devam edebileceğimiz hazırlık seviyesine oturmuştu. Ekipman çantamın içini açıp tam olarak hangi ekipmandan ne kadar olduğunu saydım. Sayıları zihnime oturtmaya çalıştım. Çatışma sırasında elimi attığımda boş geri çekmemek için sayılarımı önceden bilmek önemliydi. Hazırlıkların tamamlandığı hissini aldığım anda Kage Fusa’yı ve ekipman çantamı yeniden kuşanarak bedenime savaşa hazırlık hissiyatını hatırlattım. “Hepiniz çok iyi iş çıkardınız. Hazırlık ve planlama bizim işimizin en önemli kısmı. Yola çıkalım çocuklar.”
İzleri takibimiz sırasında sahip olduğumuz bilgileri gözden geçirdim, Renga-sama’nın sözleri zihnimde yankılanmaya başladı. Şimdiye kadar çocukların bu bilgilere sahip olmasına ihtiyaç duymamıştım. Görevin devamında neye karşı tetikte olmaları gerektiğini bilmelerinin onlara fayda sağlayacağını düşündüğümden bu noktada istihbaratı paylaşmam gerektiğini düşündüm. “Görevle ilgili detaylı bilgiyi şimdiye kadar ihtiyacınız olmayacağı için sizinle paylaşmadım ama sanırım vakti geldi. Bundan sonra daha dikkatli olmalıyız.” Lafa odaklanmalarını sağlamak için büyük ismi ortaya atarak başlayacaktım. “Renga-sama…” Çocuklardan dikkatlerinin sözlerimde olduğunun ibarelerini görünce lafa devam edecektim. “Köyden ayrılmadan önce beni kenara çekip görevle ilgili detaylı istihbarat sağladı. Şu adını söylediğim Touma, Kageishi Touma. Haydutların lideri olduğu bilgisi kesin. Buradan sonrasını iyi dinleyin ama izleri gözden kaçırmayın. Gözünüz yolda, kulağınız bende olsun.” Bu noktada önümüzdeki dikkat gerektiren işi de kaçırmadan laflarımı dinlemeleri önemliydi. Gerçekten önemli olan detayları sonraya saklamıştım ki ilk dikkat dağınıklığıyla laflar ve eldeki iş karışmasın. “Özel Taktik Birimi’nde görev yapmış, saklanma ve tuzak işleriyle ilgili her bilgiye sahip, ayrıca Genta gibi ileri seviye Doton kullanıcısı.” Onu överken dalga mı geçiyorum yoksa ciddi miyim anlamasın diye kendisine bakıp yarım sırıtacaktım. Hem hafiften gururunu okşayıp hem de biraz kurulması, kendisini gelişme yönünde istekli kılacak diye tahmin ediyordum. Serseri karakterini zaman içinde kırmak için bir adım daha… “Touma’nın örgütü şu eski gözetleme noktasının çevresindeki doğal mağaralarda yaşıyor. Ancak mağaraların labirent gibi olduğunu Renga-sama üstüne basa basa vurguladı. İçeri kesinlikle girmememizi öğüt verdi. Kervan yoluna tuzak kurmak da onun fikriydi.” Gerekli bilgiler aktarılmıştı. Çocukların zihninde bir boşluk bırakmamak için konuyu derledim. “Sorusu olan var mı?”
Ben bilgileri aktardığım sırada çoktan ormanın içinde boğulmuştuk. Artık üstümüzdeki yaprakların arasından ışık bile geçmiyordu. Bu karanlıkta aklıma gelen ilk şey ekibin dağılmaması gerektiği olmuştu. Çünkü artık birbirimizden ayrı olduğumuzda haberleşebileceğimiz yöntemlerimiz ağaçlar tarafından engelleniyordu. “Arkadaşlar bu noktadan sonra tek bir grup olarak hareket etmemiz daha iyi olur, birbirimizden ayrılmayalım.” Ancak buna karşılık Katon tekniklerinin etkisi birkaç katına çıkmıştı. İstenmeyen yan etkilerle dostlarıma zarar verme ihtimali de artmıştı. Ağzımdan üfleme potansiyeline sahip olduğum ejderha alevleri, bu durumda iki tarafı da keskin katanalar gibiydi.
Biraz ileri gittiğimizde Genta büyük bir ağacın gövdesinde sarmal yapıda bir şekil bulmuştu. İnsan işi olduğu belliydi. Taze kazınmıştı. Çocuklar fikirlerini çarpıştırırken çevrede aynı işaretten olup olmadığına baktım. Ağacın türü, meşeye benziyordu, aklıma yazdım. İlerleyişimizin devamında göreceğimiz başka meşe ağaçlarının en azından ilk birkaç tanesini daha dikkatli inceleyecektim. Shui’nin bulduğu kumaşa baktım. Kumaşı bulunduğu yerden çıkaran Genta’ya avcumun içini uzattım. “Bir de ben bakayım.” Yakından baktığımda belki hangi köyün olduğunu çıkarabilirdim. Rengi Kiri ve Ame’nin renkleriyle tutuyordu. Tabi küçük köylerden birinin de olabilirdi. Ya da haydutların kendi bulabildikleri kumaş nereninse oranın olması da mümkündü.
Görünüşe göre elimizdeki ihtimaller iki farklı yolu gösteriyordu. Spiralin işaret ettiği yön ve ayak izlerinin devam ettiği yön farklıydı. Aklımdaki ilk fikir olan ekibi dağıtıp işaret fişekleri ve Shui’nin dönüşümüyle haberleşmeyi sağlama fikrini doğrudan eledim. Havadan harekatın mümkün olmayışı istihbarat almamızı kısıtlıyordu. “Anlattığım gibi, tuzak taktikleri açısından çok tehlikeli bir grupla karşı karşıyayız.” Ne yapacağımız konusunda ben de emin değildim. Düşünürken bir yandan ekibin ne durumda olduğunu teyit etmek aklıma gelmişti. “Bu arada ne durumdasınız çocuklar, enerjinizi geri toplayabildiniz mi?” Çocukların cevaplarını dinlerken izler hakkında vereceğim kararı düşünmeye devam ettim. Şimdiye kadar takip ettiğimiz izler çatışma alanından geliyordu. Spiralin gösterdiği yönle ilgili bilgimiz yoktu. Ayrıca düşmanın tuzaklar konusunda uzmanlığını biliyorduk. Bunu buraya ilgimizi çekeceğini bilerek koymuş olmaları gayet mümkündü. Şimdilik aklıma yatan en mantıklı şekil buydu. Dolayısıyla mantıklı olan izleri takip etmekti. Kendime güvenimi tazeledim. “Spiral tuzak, izleri takip ediyoruz.” Yolda daha çok bu ve benzeri şekiller göreceğimizi tahmin ediyordum. Muhtemelen hepsi tuzaktı. Çocuklarla bu fikrimi paylaşsam iyi olurdu. “Fikrim doğru olmayabilir ama bana en mantıklı gelen seçenek bu ve bundan sonraki bütün spiraller tuzakmış gibi kabul etmek. Farklı düşünceniz varsa izleri takip ederken konuşup en mantıklısını bulmaya çalışabiliriz, yolumuz uzun gibi duruyor.” Emin olamadığım konuda çocukların da fikrini almak, farklı fikirleri olmasa da bir dayanak bulmak, bir sonuca ulaşamasak bile rahatlatıcı hissettirecekti.
Haruka’nın söndürdüğü yangından kurtardığı erzak çok az gözükse de Genta’nın diğer arabadan getirdiklerini üstüne koyunca hepimize yetecek bir öğün ortaya çıkıyordu. Bu da yine sevindirici bir haberdi. Shui de ekipman toparlama işini olumlu katkıyla tamamlayabilmişti. Sonuç mükemmel olmasa da tüm ekip, işimizi görmeye devam edebileceğimiz hazırlık seviyesine oturmuştu. Ekipman çantamın içini açıp tam olarak hangi ekipmandan ne kadar olduğunu saydım. Sayıları zihnime oturtmaya çalıştım. Çatışma sırasında elimi attığımda boş geri çekmemek için sayılarımı önceden bilmek önemliydi. Hazırlıkların tamamlandığı hissini aldığım anda Kage Fusa’yı ve ekipman çantamı yeniden kuşanarak bedenime savaşa hazırlık hissiyatını hatırlattım. “Hepiniz çok iyi iş çıkardınız. Hazırlık ve planlama bizim işimizin en önemli kısmı. Yola çıkalım çocuklar.”
İzleri takibimiz sırasında sahip olduğumuz bilgileri gözden geçirdim, Renga-sama’nın sözleri zihnimde yankılanmaya başladı. Şimdiye kadar çocukların bu bilgilere sahip olmasına ihtiyaç duymamıştım. Görevin devamında neye karşı tetikte olmaları gerektiğini bilmelerinin onlara fayda sağlayacağını düşündüğümden bu noktada istihbaratı paylaşmam gerektiğini düşündüm. “Görevle ilgili detaylı bilgiyi şimdiye kadar ihtiyacınız olmayacağı için sizinle paylaşmadım ama sanırım vakti geldi. Bundan sonra daha dikkatli olmalıyız.” Lafa odaklanmalarını sağlamak için büyük ismi ortaya atarak başlayacaktım. “Renga-sama…” Çocuklardan dikkatlerinin sözlerimde olduğunun ibarelerini görünce lafa devam edecektim. “Köyden ayrılmadan önce beni kenara çekip görevle ilgili detaylı istihbarat sağladı. Şu adını söylediğim Touma, Kageishi Touma. Haydutların lideri olduğu bilgisi kesin. Buradan sonrasını iyi dinleyin ama izleri gözden kaçırmayın. Gözünüz yolda, kulağınız bende olsun.” Bu noktada önümüzdeki dikkat gerektiren işi de kaçırmadan laflarımı dinlemeleri önemliydi. Gerçekten önemli olan detayları sonraya saklamıştım ki ilk dikkat dağınıklığıyla laflar ve eldeki iş karışmasın. “Özel Taktik Birimi’nde görev yapmış, saklanma ve tuzak işleriyle ilgili her bilgiye sahip, ayrıca Genta gibi ileri seviye Doton kullanıcısı.” Onu överken dalga mı geçiyorum yoksa ciddi miyim anlamasın diye kendisine bakıp yarım sırıtacaktım. Hem hafiften gururunu okşayıp hem de biraz kurulması, kendisini gelişme yönünde istekli kılacak diye tahmin ediyordum. Serseri karakterini zaman içinde kırmak için bir adım daha… “Touma’nın örgütü şu eski gözetleme noktasının çevresindeki doğal mağaralarda yaşıyor. Ancak mağaraların labirent gibi olduğunu Renga-sama üstüne basa basa vurguladı. İçeri kesinlikle girmememizi öğüt verdi. Kervan yoluna tuzak kurmak da onun fikriydi.” Gerekli bilgiler aktarılmıştı. Çocukların zihninde bir boşluk bırakmamak için konuyu derledim. “Sorusu olan var mı?”
Ben bilgileri aktardığım sırada çoktan ormanın içinde boğulmuştuk. Artık üstümüzdeki yaprakların arasından ışık bile geçmiyordu. Bu karanlıkta aklıma gelen ilk şey ekibin dağılmaması gerektiği olmuştu. Çünkü artık birbirimizden ayrı olduğumuzda haberleşebileceğimiz yöntemlerimiz ağaçlar tarafından engelleniyordu. “Arkadaşlar bu noktadan sonra tek bir grup olarak hareket etmemiz daha iyi olur, birbirimizden ayrılmayalım.” Ancak buna karşılık Katon tekniklerinin etkisi birkaç katına çıkmıştı. İstenmeyen yan etkilerle dostlarıma zarar verme ihtimali de artmıştı. Ağzımdan üfleme potansiyeline sahip olduğum ejderha alevleri, bu durumda iki tarafı da keskin katanalar gibiydi.
Biraz ileri gittiğimizde Genta büyük bir ağacın gövdesinde sarmal yapıda bir şekil bulmuştu. İnsan işi olduğu belliydi. Taze kazınmıştı. Çocuklar fikirlerini çarpıştırırken çevrede aynı işaretten olup olmadığına baktım. Ağacın türü, meşeye benziyordu, aklıma yazdım. İlerleyişimizin devamında göreceğimiz başka meşe ağaçlarının en azından ilk birkaç tanesini daha dikkatli inceleyecektim. Shui’nin bulduğu kumaşa baktım. Kumaşı bulunduğu yerden çıkaran Genta’ya avcumun içini uzattım. “Bir de ben bakayım.” Yakından baktığımda belki hangi köyün olduğunu çıkarabilirdim. Rengi Kiri ve Ame’nin renkleriyle tutuyordu. Tabi küçük köylerden birinin de olabilirdi. Ya da haydutların kendi bulabildikleri kumaş nereninse oranın olması da mümkündü.
Görünüşe göre elimizdeki ihtimaller iki farklı yolu gösteriyordu. Spiralin işaret ettiği yön ve ayak izlerinin devam ettiği yön farklıydı. Aklımdaki ilk fikir olan ekibi dağıtıp işaret fişekleri ve Shui’nin dönüşümüyle haberleşmeyi sağlama fikrini doğrudan eledim. Havadan harekatın mümkün olmayışı istihbarat almamızı kısıtlıyordu. “Anlattığım gibi, tuzak taktikleri açısından çok tehlikeli bir grupla karşı karşıyayız.” Ne yapacağımız konusunda ben de emin değildim. Düşünürken bir yandan ekibin ne durumda olduğunu teyit etmek aklıma gelmişti. “Bu arada ne durumdasınız çocuklar, enerjinizi geri toplayabildiniz mi?” Çocukların cevaplarını dinlerken izler hakkında vereceğim kararı düşünmeye devam ettim. Şimdiye kadar takip ettiğimiz izler çatışma alanından geliyordu. Spiralin gösterdiği yönle ilgili bilgimiz yoktu. Ayrıca düşmanın tuzaklar konusunda uzmanlığını biliyorduk. Bunu buraya ilgimizi çekeceğini bilerek koymuş olmaları gayet mümkündü. Şimdilik aklıma yatan en mantıklı şekil buydu. Dolayısıyla mantıklı olan izleri takip etmekti. Kendime güvenimi tazeledim. “Spiral tuzak, izleri takip ediyoruz.” Yolda daha çok bu ve benzeri şekiller göreceğimizi tahmin ediyordum. Muhtemelen hepsi tuzaktı. Çocuklarla bu fikrimi paylaşsam iyi olurdu. “Fikrim doğru olmayabilir ama bana en mantıklı gelen seçenek bu ve bundan sonraki bütün spiraller tuzakmış gibi kabul etmek. Farklı düşünceniz varsa izleri takip ederken konuşup en mantıklısını bulmaya çalışabiliriz, yolumuz uzun gibi duruyor.” Emin olamadığım konuda çocukların da fikrini almak, farklı fikirleri olmasa da bir dayanak bulmak, bir sonuca ulaşamasak bile rahatlatıcı hissettirecekti.
Off Topic
Konuşma rengimi değiştirdim.



