Joined: Tue Nov 26, 2024 9:39 pm
User avatar
Game Master
Game Master
Adam senin sorularını duydukça bir anlık şaşkınlık yaşıyor, sanki bu kadar netlik ve ciddiyet beklemiyormuş gibi. Sonra yüzünde garip bir rahatlama beliriyor. Gerçekten dinlendiğini, ciddiye alındığını anlıyor. Şapkasını tekrar çıkarıyor, iki eliyle sıkıca tutarak konuşmaya başlıyor, sesi titrek ama toparlanmaya çalışan bir insanın sesi. "Sennashi adını ilk defa kızım kaybolduktan sonra duydum." diyor. "Komşum söyledi. Buralarda dolaşan bazı tipler var dedi, kendilerine Sennashi diyen ya da o isimle anılan. Önce inanmadım. Ama sonra..." Yutkunuyor. "Sonra şu spiral işareti gördüm. Tamirhanenin arkasındaki duvarda. Kızımın ayakkabısını bulduğum yerin yakınında."

"Kızımın adı Hina. Hoshino Hina." Hina’yı anlatmaya başladığında kelimeleri daha da ağırlaşıyor. "On altı yaşında, senden biraz kısa. İnce yapılı. Uzun siyah saçlarını genelde tek örgü yapardı, ensesinde bırakırdı. Gözleri koyu kahverengi, konuşurken ellerini çok kullanır. Sesi hafif çatallı, özellikle heyecanlandığında. Kaybolduğu gece üzerinde açık renk bir festival kimonosu vardı, beline mavi bir kuşak bağlamıştı. Ayağında sandaletler vardı, bir tanesini işte bu sokakta bulduk"

"Üç gece oldu." diyor kısık bir sesle. "Festivalin son gecesi. Onu o adamla gören iki kişi var. Biri komşum Yae. Çay evi işleten kadın. Diğeri de Shun, tamirhanedeki çocuk. İkisi de aynı şeyi söylüyor. Adam temiz giyimliydi. Sert değildi. İş ayarlayacağım, sadece konuşacağız demiş." İsmini de veriyor sonunda. "İsmim Hoshino Tatsuro. Burada doğmuş büyümüş, marangozluk yapmış, sonra da işini kaybetmiş bir adamım. Ben kimseyle düşman olmadım." diyor. "Ama kızım, kızım beni hep beklerdi. O gece beklemedi."

Satoshi sessizce seni izliyor. Nara’lara özgü o ölçüp tartan bakışla. Adamın anlattıklarında açık bir yalan yakalamıyor ama eksik bir şeyler olduğu hissi de geçmiyor. Sokak hala karanlık. Az ileride yarım kalmış spiral mühür, loş ışıkta neredeyse seçilmiyor ama sen yerini biliyorsun. Tam bu sırada, deponun içindeki ışık bir anlığına titriyor. Sanki biri perdeyi aralamış gibi. Sonra tekrar sabitleniyor. Aynı anda uzaktan, kumarhane yönünden kısa ama sert bir ses yükseliyor, Bokukichi’nin sesi mi, yoksa başka bir kavga mı, ayırt etmek zor.

Elinde artık birkaç somut yol var. Yae’nin çay evine gidip görgü tanığıyla yüz yüze konuşmak, Shun’un tamirhanesine girip arka duvarlardaki spiral izleri yakından incelemek ya da ışığı yanan depoya yönelip, risk alarak şu an aktif olan bir şeyi yakalamaya çalışmak. Tatsuro nefesini tutmuş sana bakıyor. Satoshi bir şey demiyor ama duruşundan, vereceğin karara göre anında hareket edeceği belli. Sokak sabırlı değil, ne yapacaksan şimdi yapman gerekiyor. Tatsuro son olarak "Kızımı bulursanız dileyin benden ne dilerseniz. Sizin için elimden gelen her şeyi yapacağım."
Joined: Thu Nov 21, 2024 4:14 pm
Rütbe:   
 Image
User avatar
Konohagakure
Konohagakure
Adam Aoi'nin ilgisini görünce rahatlamıştı. Şapkasını ellerinde sıkarak Aoi'nin sorularına yanıt vermeye ve olayla ilgili daha fazla detay vermeye başladı. Sennashi ismini etraftan duyduğunu, spiral sembolünü de kızının kaybolduğu bölgede görünce tahmin yürüttüğünü söylemişti. Sennashi bir kız çocuğunu kaçıracak olsa neden kendilerini bu kadar ele veren bir sembol bırakırdı ki? Besbelli bir tuzağa çekmeye çalışıyorlardı onları. Adam daha sonrasında kızını tarif etmişti. Kıyafetlerini, tarzını, onu belli edecek şeyleri ayrıntılı bir şekilde anlatmıştı. Kaybolalı tam üç gece olmuştu. İki görgü tanığı vardı. Birisi komşusu Yae, çay evi işletiyordu. Diğeri de tamirhanede çalışan Shun ismindeki çocuktu. İkisi de adamı görmüşlerdi. İsminin Tatsuro olduğunu söyleyen adam düşmanı da olmadığını belirtmişti. Sennashi'nin kendi saflarına insan çekmeye çalıştığını Aoi biliyordu ancak bu hikayede tamamlanmamış bazı kısımlar vardı.

Satoshi bir yorum yapmamıştı. Aoi derin bir soluk aldı ve saçlarını geriye doğru attı. Görgü tanıklarını sorgulayabilir veya başladıkları işe dönebilirlerdi. Yine de kayıp bir kız çocuğu, özellikle de Sennashi işin içindeyse önemli bir ipucuydu. Aoi adama gülümsedi. "Elimizden geleni yapacağız. Nerede oturuyorsunuz?" Adamın ikametgahını alıp kızı bulmaları durumunda kendisine teslim edecekti. Aoi ardından Satoshi'ye dönecekti, adam onları dinleyemezken. "Ne düşünüyorsun?" Ayağını yere sürttü. "Bariz bir tuzak, değil mi? Yine de araştırmaya değebilir. Nasıl yapalım? Görgü tanıklarını sorgularken vakit kaybetmemek için ayrılıp ikisiyle ayrı ayrı görüşebiliriz. Yine de bu kadar bariz yapılması sanki birisi dikkatimizi dağıtmaya çalışıyor ya da bizi bu yöne bilerek çekmeye çalışıyor gibi hissettirdi." Omuzları düştü. "Ama ya tuzak değilse? Çaresiz bir babayı bırakmaya gönlüm el vermez. Hep de buradan vuruyorlar bizi." El mühürlerini yapmaya başladı. "Bir şey deneyeceğim." Shisha no Kage tekniğini yaparak ölülere dua edecek ve kızdan bir iz bulmaya çalışacaktı. Belki ruhu, yalnızca diğer ruhların görebileceği bir işaret bırakmış olabilirdi geride.
Image
► Show Spoiler
Joined: Tue Nov 26, 2024 9:39 pm
User avatar
Game Master
Game Master
Hoshino Tatsuro adresini ayrıntılı şekilde veriyor. Tanzaku’nun kuzey ucunda, eski marangoz atölyesinin arkasındaki tek katlı ev. Kapısında rüzgar çanı varmış, Hina kendisi yapmış. "Döndüğünüzde kapıyı çalmanız yeter." diyor. Gözleri bir anlığına parlıyor, sonra o umut kırılgan bir şeye dönüşüyor. Selam verip ağır adımlarla uzaklaşıyor, şapkası bu kez başında değil, elinde. Sokak tekrar size kalıyor.

Satoshi birkaç saniye sessiz kalıyor. Sonra hafifçe başını yana eğiyor. "İki ihtimal." diyor alçak sesle. "Ya gerçekten çaresiz bir baba ve biz doğru bir iz yakaladık ya da biri, bizim merhamet refleksimizi kullanarak bizi ana hedeften koparmaya çalışıyor." Gözleri yarım kalmış spiral işarete kayıyor. "Sennashi zaman zaman kasıtlı olarak yapsa da şu an sembol bırakacak kadar aptal değil. Ama biri Sennashi’yi taklit edecek kadar zeki olabilir. Beni asıl düşündüren bu." Bir an duruyor, dudaklarının kenarında ince bir çizgi oluşuyor. "Ve bir şey daha. İş ayarlayacağım diyen adam temiz giyimliymiş. Bu sokakta temiz giyinen iki tip vardır, ya zengin kumarbaz ya da birinin temsilcisi. İkisi de tek başına dolaşmaz. Bu kızın kaybolduğu gece festival vardı. Kalabalık. Kaçırmak için en iyi zaman. Ama sembol bırakmak için en kötü zaman." Sana bakıyor. "Yani biri bir şeyi göstermek istemiş."

Sen el mühürlerini yapmaya başladığında, Satoshi konuşmayı kesiyor. Sokakta esen rüzgar bir anlığına ağırlaşıyor. Shisha no Kage için ettiğin dua, dudaklarından fısıltı gibi dökülüyor, sözler taşlara, kirli su birikintilerine, yarım kalmış mühre çarpıp yankılanıyor. İçinde ince bir sızı beliriyor, sanki uzak bir yerden gelen bir çağrıya kulak veriyorsun.

Sonra görüyorsun.

Tam önünde, sokağın taşlarının üzerinde soluk bir iz beliriyor. Ay ışığına benzer bir çizgi. Deponun kapısından içeri süzülüyor, içerde bir anlığına dağılıyor gibi oluyor, sonra arka kapıdan dışarı çıkıp ötedeki geniş sokağa doğru uzanıyor. Satoshi sana bakıyor. Sonra senin baktığın yere. Boş taş zemine. "Sen bir şeyler görüyon galiba." Ona gördüğünü anlatıyorsun, iz, deponun içinden geçip arka sokağa yöneliyor. Satoshi’nin yüzü ciddileşiyor. "Tamam. Ben depoya girerim. Eğer içeride bağlantılı biri varsa, konuşmaya değer birini bulurum. Sen izden git, ben devamını göremem zaten. Eğer o iz gerçekten ruhlardan geliyorsa, bizi ana noktaya götürür."

Cebinden küçük bir işaret fişeği tabancası çıkarıyor. Avucuna bırakıyor. "Eğer zor durumda kalırsan bunu kullan. Renkli bir alev gökyüzünde patlar, sesini de duyarım. Hemen yanına gelirim." Başını sallıyorsun. Satoshi gölgelere karışıp deponun kapısına yönelirken sen izden ilerliyorsun. Depodan geçerken aralık kapıdan içeri bir saniyeliğine bakıyorsun. İçeride dört adam, yere serilmiş bir örtünün etrafında oturmuş. Taşlar, zarlar, kart benzeri şeyler. Yüzleri sert. Birinin elinde para tomarları var. Kumar oynuyorlar gibi görünüyorlar ama bakışları kapıya değil, birbirlerine kilitli. Sennashi’ye benzer bir sembol görmüyorsun, ama o ortamda masumiyet de yok.

İz seni bir sonraki sokağa taşıyor. Orası daha geniş. Hava daha nemli. Taş zeminin üzerinde soluk çizgi bu kez kaplıcanın ahşap kapısına kadar gidiyor. Kapının üstünde buhar sembolü olan eski bir tabela asılı. İçeri bakıyorsun. Oldukça sıradan bir kaplıca. Sıcak buhar hafifçe yükseliyor. İçeride müşteri yok. Girişte genç bir hanımefendi oturuyor, saçlarını topuz yapmış, önünde kayıt defteri var. Seni görünce hafifçe başını eğiyor, müşteri bekler gibi. Bir anlığına arkanı dönüp deponun olduğu sokağa bakıyorsun. Hareket yok. Satoshi görünmüyor. Kapı kapalı ama içerideki kumarbazların gölgeleri hala hareket ediyor gibi. İz, kaplıcanın içine giriyor.

Elindeki işaret fişeğine bakıyorsun. Eğer bu bir tuzaksa, Satoshi tek başına depoda. Eğer iz doğruysa, kaplıca anahtar olabilir. Ya da sadece seni içeri çekmek için hazırlanmış bir sahne. Bir adım atman gerekiyor. Kaplıcaya mı gireceksin, yoksa geri dönüp Satoshi’nin arkasını mı kollayacaksın?
Joined: Thu Nov 21, 2024 4:14 pm
Rütbe:   
 Image
User avatar
Konohagakure
Konohagakure
Satoshi de Aoi gibi düşünüyordu. Ya onları yoldan saptırmak için hazırlanmış güzel bir tuzaktı ya da Sennashi ile ilgili iyi bir ipucuydu. Ancak Satoshi'nin parmak bastığı nokta önemliydi. Sennashi şu anda spiral işaretini bu kadar belirgin bırakma riskini alamazdı. Onlara özenen ve onların forsunu kullanarak insanları kandırmak isteyen bir başka güruh Sennashi'yi taklit ediyor olabilirdi. Bu da kimin gerçekten Sennashi, kimin sahte olduğunu ayırt etmelerini zorlaştıracaktı. Festival gibi kalabalık bir dönemde bir kızın ulu orta kaçırılması ve ardından bir sembolün bırakılması kasıtlıydı, birisi bir imada bulunuyordu. Aoi tekniğini kullandıktan sonra yerde süzülen ruh izlerini fark etmeye başladı. İnce bir ışık huzmesiydi. Depoya giriyor ve deponun arkasından çıkarak sokağa doğru ilerliyordu.

Gördüklerini Satoshi ile paylaştığında hemen bir plan yaptı. Kendisi depoyu kontrol edecekti, Aoi de izi takip edecekti. Ona bir işaret fişeği de vermişti zor durumda kullanması için. "Ya sen zor durumda kalırsan? Sende de var mı işaret fişeği?" Göreve çıkmadan önce hazırladıkları teçhizatların arasında genellikle bir işaret fişeği olurdu zaten. Aoi onun verdiği işaret fişeğini alıp yol boyunca devam etti. Satoshi de geri dönüp depoya doğru ilerledi. Artık onu görmüyordu. En son kapı aralığında yerde kumar oynayan birkaç adam fark etmişti.

Aoi yerdeki ince izi yol boyunca takip etmeye başladı. Sokağın sonuna kadar ilerleyerek bir sonraki sokağa geçmişti. İz onu bu sokağın ilerisindeki kaplıcaya götürüyordu. Alelade bir kaplıcaydı. Öne çıkan bir özelliği yoktu. Herhangi bir Sennashi işareti de gözüne çarpmamıştı. Neden iz buraya geliyordu ki? Kızı kaplıcaya mı getirmişti? Buraya neden gelmiş olabilirlerdi ki? Kapıdan içeriye başını soktu. Bir kadın oturuyordu girişte. Başka müşteri yoktu. Kadın onu fark edince bakışlarıyla buyur etmişti. Görevli kişi olmalıydı. Aoi kararsız bir şekilde arkasını dönüp depoya geri baktı. Gürültü veya kargaşa sesi yoktu. Tekrar dönüp kaplıcaya giden izi takip etti gözleriyle. İçeri girmeli miydi? Tuzak mıydı? Birbirlerinden ayrılmışlardı ve savunmasız kalmışlardı. Bu iyi bir fikir miydi?

Dişini sıktı. Satoshi'ye güvenmek zorundaydı. Kibar bir gülümsemeyle içeri girip resepsiyondaki kadını selamladı. "Merhaba. Buraya üç gece evvel festival akşamı on altı yaşlarında bir kız çocuğu gelmiş miydi? İsmi Hoshino Hina. Siyah saçlı, ince yapılı, festival kimonosu giyen ve sandaletinin teki kayıp bir çocuk. Bir bilginiz var mı?" Eğer kadının bir bilgisi yoksa içeri girmek için izin isteyecekti ve izin nerede bittiğini takip edecekti.
Image
► Show Spoiler
Post Reply