Re: [Yureikumo Aoi] Bağ ve Ruh
Posted: Sun Feb 08, 2026 2:10 pm
Adam senin sorularını duydukça bir anlık şaşkınlık yaşıyor, sanki bu kadar netlik ve ciddiyet beklemiyormuş gibi. Sonra yüzünde garip bir rahatlama beliriyor. Gerçekten dinlendiğini, ciddiye alındığını anlıyor. Şapkasını tekrar çıkarıyor, iki eliyle sıkıca tutarak konuşmaya başlıyor, sesi titrek ama toparlanmaya çalışan bir insanın sesi. "Sennashi adını ilk defa kızım kaybolduktan sonra duydum." diyor. "Komşum söyledi. Buralarda dolaşan bazı tipler var dedi, kendilerine Sennashi diyen ya da o isimle anılan. Önce inanmadım. Ama sonra..." Yutkunuyor. "Sonra şu spiral işareti gördüm. Tamirhanenin arkasındaki duvarda. Kızımın ayakkabısını bulduğum yerin yakınında."
"Kızımın adı Hina. Hoshino Hina." Hina’yı anlatmaya başladığında kelimeleri daha da ağırlaşıyor. "On altı yaşında, senden biraz kısa. İnce yapılı. Uzun siyah saçlarını genelde tek örgü yapardı, ensesinde bırakırdı. Gözleri koyu kahverengi, konuşurken ellerini çok kullanır. Sesi hafif çatallı, özellikle heyecanlandığında. Kaybolduğu gece üzerinde açık renk bir festival kimonosu vardı, beline mavi bir kuşak bağlamıştı. Ayağında sandaletler vardı, bir tanesini işte bu sokakta bulduk"
"Üç gece oldu." diyor kısık bir sesle. "Festivalin son gecesi. Onu o adamla gören iki kişi var. Biri komşum Yae. Çay evi işleten kadın. Diğeri de Shun, tamirhanedeki çocuk. İkisi de aynı şeyi söylüyor. Adam temiz giyimliydi. Sert değildi. İş ayarlayacağım, sadece konuşacağız demiş." İsmini de veriyor sonunda. "İsmim Hoshino Tatsuro. Burada doğmuş büyümüş, marangozluk yapmış, sonra da işini kaybetmiş bir adamım. Ben kimseyle düşman olmadım." diyor. "Ama kızım, kızım beni hep beklerdi. O gece beklemedi."
Satoshi sessizce seni izliyor. Nara’lara özgü o ölçüp tartan bakışla. Adamın anlattıklarında açık bir yalan yakalamıyor ama eksik bir şeyler olduğu hissi de geçmiyor. Sokak hala karanlık. Az ileride yarım kalmış spiral mühür, loş ışıkta neredeyse seçilmiyor ama sen yerini biliyorsun. Tam bu sırada, deponun içindeki ışık bir anlığına titriyor. Sanki biri perdeyi aralamış gibi. Sonra tekrar sabitleniyor. Aynı anda uzaktan, kumarhane yönünden kısa ama sert bir ses yükseliyor, Bokukichi’nin sesi mi, yoksa başka bir kavga mı, ayırt etmek zor.
Elinde artık birkaç somut yol var. Yae’nin çay evine gidip görgü tanığıyla yüz yüze konuşmak, Shun’un tamirhanesine girip arka duvarlardaki spiral izleri yakından incelemek ya da ışığı yanan depoya yönelip, risk alarak şu an aktif olan bir şeyi yakalamaya çalışmak. Tatsuro nefesini tutmuş sana bakıyor. Satoshi bir şey demiyor ama duruşundan, vereceğin karara göre anında hareket edeceği belli. Sokak sabırlı değil, ne yapacaksan şimdi yapman gerekiyor. Tatsuro son olarak "Kızımı bulursanız dileyin benden ne dilerseniz. Sizin için elimden gelen her şeyi yapacağım."
"Kızımın adı Hina. Hoshino Hina." Hina’yı anlatmaya başladığında kelimeleri daha da ağırlaşıyor. "On altı yaşında, senden biraz kısa. İnce yapılı. Uzun siyah saçlarını genelde tek örgü yapardı, ensesinde bırakırdı. Gözleri koyu kahverengi, konuşurken ellerini çok kullanır. Sesi hafif çatallı, özellikle heyecanlandığında. Kaybolduğu gece üzerinde açık renk bir festival kimonosu vardı, beline mavi bir kuşak bağlamıştı. Ayağında sandaletler vardı, bir tanesini işte bu sokakta bulduk"
"Üç gece oldu." diyor kısık bir sesle. "Festivalin son gecesi. Onu o adamla gören iki kişi var. Biri komşum Yae. Çay evi işleten kadın. Diğeri de Shun, tamirhanedeki çocuk. İkisi de aynı şeyi söylüyor. Adam temiz giyimliydi. Sert değildi. İş ayarlayacağım, sadece konuşacağız demiş." İsmini de veriyor sonunda. "İsmim Hoshino Tatsuro. Burada doğmuş büyümüş, marangozluk yapmış, sonra da işini kaybetmiş bir adamım. Ben kimseyle düşman olmadım." diyor. "Ama kızım, kızım beni hep beklerdi. O gece beklemedi."
Satoshi sessizce seni izliyor. Nara’lara özgü o ölçüp tartan bakışla. Adamın anlattıklarında açık bir yalan yakalamıyor ama eksik bir şeyler olduğu hissi de geçmiyor. Sokak hala karanlık. Az ileride yarım kalmış spiral mühür, loş ışıkta neredeyse seçilmiyor ama sen yerini biliyorsun. Tam bu sırada, deponun içindeki ışık bir anlığına titriyor. Sanki biri perdeyi aralamış gibi. Sonra tekrar sabitleniyor. Aynı anda uzaktan, kumarhane yönünden kısa ama sert bir ses yükseliyor, Bokukichi’nin sesi mi, yoksa başka bir kavga mı, ayırt etmek zor.
Elinde artık birkaç somut yol var. Yae’nin çay evine gidip görgü tanığıyla yüz yüze konuşmak, Shun’un tamirhanesine girip arka duvarlardaki spiral izleri yakından incelemek ya da ışığı yanan depoya yönelip, risk alarak şu an aktif olan bir şeyi yakalamaya çalışmak. Tatsuro nefesini tutmuş sana bakıyor. Satoshi bir şey demiyor ama duruşundan, vereceğin karara göre anında hareket edeceği belli. Sokak sabırlı değil, ne yapacaksan şimdi yapman gerekiyor. Tatsuro son olarak "Kızımı bulursanız dileyin benden ne dilerseniz. Sizin için elimden gelen her şeyi yapacağım."