Dizlerini toplarken sağ yanında toprağa sert bir sesle bir kunai saplanıyor. Karanlıktan bir ses, emir gibi geliyor. "Sakın kıpırdama!" Yarım daire şeklinde yer değiştiren adımlar duyar gibisin. Kaç kişi olduklarını seçemiyorsun. İki mi, dört mü, belki beş. Gölgeler hareket ettikçe sayı kayıyor. Nefesler yakın. Kaede tam doğrulmadan bir Sennashi üyesi yanında beliriyor. Katanasını Kaede’nin boynuna dayıyor. Soğuk metal deriyi çiziyor ama bastırmıyor. Adam düz bir sesle soruyor. "Hayattaki amacın ne?" Soru anlık bir boşluk yaratıyor sende. Bu anda bunu beklemiyordun. Kaede bir an duruyor, gözlerini kaçırmıyor. "Bilmiyorum." diyor.
Adam yaklaşmadan konuşmayı sürdürüyor. "Bilmiyorsan yön verilir. Sennashi düzen kurar. Vicdan çoğu zaman korkuya takılmış bir süstür. Bedel gerektiğinde neye güvenirsin? Vicdan mı, hakikat mi?" Cümleler ölçülü. Kaede nefesini topluyor. Kısa düşünmenin ardından sakince konuşuyor. "Eğer kayıp düzenle azalacaksa bedel ödenir. Gerekirse sert kararlar alınır." Adamın omuz çizgisi çok az gevşiyor. Kılıç boyundaki baskıyı değiştirmeden duruyor.
Katananın ucu bu kez sana dönüyor. Göğüs hizanda sabit bir çizgi gibi duruyor. Bir adım daha yaklaşsa tenine değecek. Adam bakışını Kaede’ye çeviriyor. "Arkadaşlarını ve köyünü seviyor musun?" Kaede gözlerini kısmadan, sesi düz tutarak yanıtlıyor. "Ne alaka bu şimdi?" Ne tam onay ne ret. Cümle havada asılı kalıyor.
Kalbin hızlanıyor. Dizlerin çamurda, avuçların ıslak. Sağındaki kunainin sapı parlıyor. Ayağının gerisinde misina gergin. Zeminde ikinci bir hat olabileceğini hissediyorsun. Çevredeki nefesler düzenli. Acele etmiyorlar. Bu, konuşturmak istediklerini gösteriyor. Kaede göz ucuyla sana bakıyor. "Zaman kazan" der gibi.
Rüzgar yön değiştirince yaprak sesleri kısa bir an kesiliyor. O boşlukta yerdeki ağırlığını nasıl taşıdığını fark ediyorsun. Omuzların hafif titriyor. Karşındaki maskenin nefesi iki kısa, bir uzun ritimde. Sol çaprazda alçak bir gölge var. Arka hatta daha ağır bir adım. Seni merkeze alan bir düzen kurmuşlar. Komut aynı tonda tekrar geliyor. "Kımıldama." Toprak kokusu metal tadıyla karışıyor. Dilinin ucunda paslı bir tat var.
Dizlerin yerde. Kaede’nin boynunda kılıç, kalkamıyor. Çevrede üç ile beş arası kişi hissediyorsun ama gölgeler sayıyı gizliyor. En az biri arkanı kapatmış, biri sol çaprazda, biri Kaede’nin üzerinde. Az önce düştüğünüz bölgede misina var ve zeminde ikinci bir hat olma ihtimali yüksek. Seni hemen indirip geçmek istemiyorlar. Konuşturup nabız yokluyorlar. Sözle dengeyi bozma, bakışla dikkat kaydırma ya da kısa bir teknikle anlık boşluk açma ihtimallerini zihnin yokluyor. Hepsi riskli. Mesafe kısa, refleksleri hızlı. Bir göz kırpışı kadar kısa bir aralık arıyorsun.