Ama en çok aklında kalan şey, antrenmanın ortasında yaşanan o ani kesinti. Salon kapısı çarparak açılmıştı. Kirigami klanından bir adam, Kirigami Hotaru, klanın iletişim sorumlusu içeri dalmıştı. Yüzü ciddiydi, nefesi kesikti, sanki buraya koşarak gelmişti. "Kirigami Mii!" diye seslenmişti. "Acil durum. Klan liderliği seni bekliyor. Hemen gelmen gereken bir görev var." Mii'nin yüzündeki o donuk ifade bir an için çatlamıştı.Ama hemen toparlanmış ve sana bakmıştı. O tanıdık bakış. Bir şey söylemeden her şeyi anlatan bakış. Yosuke durumu hemen kavramıştı. "Anladım. Görev öncelikli tabii ki. Mii, görevinde başarılar. Yuu, sen benimle devam et." Mii'nin ayrılırken sana son bir kez baktığını hatırlıyorsun. Sonra Hotaru'yu takip edip salonu terk etmişti. O gidince salonda garip bir boşluk oluşmuştu.
Yataktan kalkıyorsun. Rutinini yapıyorsun, el yüz yıkama, alışkanlığın varsa diş fırçalama, saçını o tanıdık şekilde geriye tarama. Ninja üniformanı giyiyorsun, ekipmanlarını topluyorsun. Her şey yerli yerinde. Evden çıktığında yağmur yağıyor. Tabii ki yağıyor. Köyün sokaklarından geçerken insanlar yavaş yavaş uyanmaya başlıyor. Dükkanlar açılıyor, sokak lambaları sönüyor, yaşam tekrar canlanıyor. Köyün ana kapısına vardığında Yosuke'yi görüyorsun. Jounin yeleği giymemiş henüz ama duruşunda bir değişiklik var. Daha kararlı, daha olgun belki. Ya da belki de sadece senin hayal gücün. Seni görünce gülümsüyor ve yaklaşıyor. Elinde küçük bir kutu var. "Yuu! Günaydın." diyor. "Tam zamanında geldin." Kutuyu sana uzatıyor. Açtığında içinde özel yapım bir kunai görüyorsun. Ama sıradan bir kunai değil bu, sapı daha uzun, dengesi farklı, ve en önemlisi ucunda küçük bir mekanizma var.
"Bu senin için." diyor Yosuke. "Ucundaki mekanizma bir zehir haznesi. Hafif bir baskı ile zehir salıyor. Ölümcül değil ama hedefi birkaç saat felç eder. Kullanırken çok dikkatli ol, kendine bulaştırma. Yoksa seni hastaneye taşımak zorunda kalırım ve o da benim için çok zahmetli olur." Şaka yapıyor ama gözlerinde ciddiyet var. Bu gerçek bir silah ve gerçek bir sorumluluk. Sonra derin bir nefes alıyor ve göğsünü kabartıyor. "Bu arada görüşmeyeli Jounin oldum. Gerçi bir gün oldu ama olsun, önemli olan yükselmek değil mi?" Etrafına bakıyor, sonra sana dönüyor. "Aramıza iki genin daha dahil olacak, sen biraz erken geldin. İstersen onları beklerken bana görevle ilgili soru sorabilirsin. Detaylarını az buçuk biliyorsun zaten." Kapının yanında duruyor, ellerini beline koymuş, bekliyor. Sabahın erken saatinde köy kapısının yanı sessiz. Sadece yağmur sesi var, ve uzaktan gelen ayak sesleri, muhtemelen yaklaşan diğer takım üyeleri.






