Joined: Wed Nov 27, 2024 12:19 pm
Rütbe:  
 Image
Yosuke konuşmasını yaparken Mii'nin suratındaki kocaman gülümseme yerini koruyordu. Yosuke bitirdikten hemen sonra "Haklısınız sensei!" dedikten sonra ağır adımlarla Yuu'nun yanına gitti, kulağına olabildiğince yaklaştıktan sonra oldukça soğuk bir ses tonuyla "Beni rezil ettiğini görmüyor musun? Kaldır o koca kıçını da gidip o anahtarlığı alayım." dedi. Suratında kocaman bir gülümseme olmasına rağmen ses tonundan ne kadar sinirli olduğu net bir şekilde anlaşılabiliyordu, en azından Yuu için bunu anlamak çocuk oyuncağıydı.

Mii ne kadar sinirlenmiş olsa da hala aklı yerindeydi açıkçası. Yaptığı saldırının en azından Yosuke ile ilgili bazı bilgiler öğrenmelerine yardımcı olduğunu düşünüyordu. Açıkçası şimdi yapacağı şey oldukça basitti fakat basitliği de onu güzel kılan şey olacaktı.

Çakrasına odaklanarak Kami no Te'yi aktlifleştirdikten sonra ellerini yavaşça kağıtla büyüterek Yosuke'ye doğru koşmaya başladı. Yosuke ile arasındaki mesafe yaklaşık 4 metre kaldığında sağ kolunu savurarak elinde biriktirdiği bütün kağıtları Yosuke'nin suratına doğru fırlattı. Kısa bir süreliğine de olsa görüşünü engellemeyi amaçlıyordu. Bu saldırısının bir Chuunin'i haklayamayacağının farkında olsa da aslında yapacağı saldırıya bir ön hazırlık gibiydi bu... Yosuke ile yakın dövüş mesafesine girdiği anda biraz önce onun gözlerine göndermiş olduğu kağıtları sol elinde birleştirerek, sol elini olabildiğince büyük bir hale getirerek onun suratını komple kavramayı planlıyordu. Yosuke tarafından bir saldırı geldiği anda ise kağıttan oluşturduğu eli bırakarak onun cebine astığı anahtarlığa doğru fırlamayı planlıyordu.

Mii ilk başta anahtarlığı alma işini kardeşine bırakmayı planlıyordu fakat az önce yaşanan sekansta biraz onuru incinmişti ve anahtarlığı alanın kendisi olmasını istiyordu.
Image
► Show Spoiler
Joined: Wed Nov 27, 2024 12:19 pm
Rütbe:  
 Image
Imğ, ımğ, ımğğğ...

"ÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖÖLÜMMMMCÜÜÜÜÜÜÜÜL TÖÖÖÖÖVÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜŞ!"

Mii ve Yosuke'nin konuşmalarından sonra böyle cevap vermişti Mii'ye. Aklında pek de bir şey yoktu zira hiçbir zaman birinin üstünden anahtarlık alma üzerine bir antrenman yapmamışlardı. Doğrusu bundan sonra da yapacaklarını düşünmüyordu. İş her zaman öldür veya esir alma üzerine olacaktı. Buna binaen karşılarındaki Chuunin'in kendilerine kıyasla oldukça güçlü olduğunu varsayarak rakibini tamamen öldürme üzerine hareketler yapacak ve anahtarlığı alma işini Mii'ye devredecekti.

Kami no Te'yi aktifleştirerek ense kısmından çıkardığı bir uzuv ile Demirci Maşasını kavrayacak ve bunu başının üstünden saldırmak için kullanacaktı. Öncelikli olarak uzvun uzunluğunu yapabildiği maksimum uzunluğunun %80'i kadar yapmayı planlıyor ve kalan %20'yi bir sürpriz payı olarak bırakıyordu. Asli amacı Yosuke'yi zıplamaya zorlamak ve bu sırada ayağının yerden kesilmesini fırsat bilerek yarattığı uzvunu maksimum gücüyle ve gerekirse de vücudundan ayırarak maşayla beraber Yosuke'ye fırlatma şeklinde saldırmayı tasarlıyordu.

Bu sırada bir sonraki hamleleri için çevredeki silahları ve onlara ulaşmanın fizibilitesini zeka yetenekleri el verdiğince yapmaya çalışacaktı.
Image
► Show Spoiler
Joined: Tue Nov 26, 2024 9:39 pm
Mii Yuu'nun kulağına fısıldadıktan sonra Yuu'nun çığlığı salonun en uzak köşesine kadar ulaşıyor. Yakınlardaki birkaç shinobi başını kaldırıp bakıyor, sonra omuz silkip kendi işine dönüyor. Belli ki bu salonda tuhaf sesler duymak sıradışı değil. İkili aynı anda harekete geçiyor. Mii çakrasını topluyor, elleri yavaşça kağıtla dolmaya başlıyor. Kami no Te aktifleşiyor ve parmakları, avuçları, bilekleri kağıt katmanlarıyla büyüyor, şişiyor, genişliyor. Beyaz kağıt yüzeyi ıslak zemine vuran ışıkta canlı bir görüntü yaratıyor. Yosuke'ye doğru koşmaya başlıyor, mesafe hızla kapanıyor, sekiz metre, altı metre, beş metre...

Dört metreye geldiğinde sağ kolunu savuruyor. Kağıtlar Yosuke'nin suratına doğru fışkırıyor, beyaz bir sel gibi. Tam aynı anda Yuu ise ensesinden uzun bir kağıt uzuv çıkartıyor. Demirci maşası bu uzvun ucuna yerleşiyor ve baş üstünden aşağıya doğru iniyor, yayın hızıyla. Yosuke sola kaçsa Mii'ye çarpacak, sağa kaçsa maşanın yoluna girecek, geriye kaçsa dar bir mesafede her iki saldırıyla da boğuşmak zorunda kalacak, zıplarsa...

Zıplamayı seçiyor.

Yosuke ayaklarını yerden kesiyor ve Yuu'nun bunu önceden hesapladığı bu an geliyor. Uzuv aniden uzuyor, o saklı yüzde yirmilik pay devreye giriyor ve maşa Yosuke'nin zıplama yolunu kesiyor. Metal uç chuuninin göğsüne doğru hizalanıyor. Yosuke havada, manevra alanı kısıtlı, Mii arkasından kağıt seliyle yaklaşıyor. Bir anda salonun zemini küçük bir duman bulutuyla parlıyor. Yosuke'nin sesi yukarıdan geliyor. "Kuchiyose no Jutsu!" Elinden akan kan zeminde sembol oluşturuyor ve dumanın içinden omuz hizasına gelen, gri pullu, gözleri sarı bir semender beliriyor. Hayvan tam Yuu'nun maşasının önüne çıkıyor ve maşayı sert bir ağzıyla yakalıyor. Metal dişlere çarpan demir kulağı tırmalayan bir ses çıkarıyor ve maşa semenderin ağzında sıkışıp kalıyor. Semender başını sert bir hareketle yana savuruyor, maşayı ve uzvu birlikte fırlatıyor.

Bu sırada Mii'nin kağıt seli Yosuke'ye ulaşıyor. Ama Yosuke artık tam o noktada değil, zıplama sırasında biraz kaymış ve kağıtlar yüzünün yanından geçiyor. Bir kısmı saçlarına yapışıyor, bir kısmı omzuna. Mii kağıttan büyümüş sol eliyle Yosuke'nin suratını kavramaya uzanıyor, parmakları neredeyse değecek. Semender kuyruğunu savurarak Mii'nin uzanan koluna çarpıyor. Kağıttan örülmüş uzuv darbe ile kısmen dağılıyor, saçılıyor. Mii'nin eli tam kapanacakken geri çekilmek zorunda kalıyor. Yosuke zemine yumuşakça iniyor. Saçlarında birkaç kağıt parçası var, omzunda da. Anahtarlık cebinde sallanıyor, hiç yerinden oynamamış. Semender ise Mii ile Yuu arasında durmuş, dişlerinde hala maşa var ve bakışlarıyla ikisini tartıyor. Yosuke saçındaki kağıt parçalarını eliyle alıp atıyor. Nefesi bu sefer biraz daha derin. Gözleri parlıyor.
"İşte bu!" diyor ve sesinde gerçek bir beğeni var. "Bu çok daha iyiydi."

Semendere bakıyor. "Teşekkürler Kiso." Semender burnundan bir hava savuruyor ve duman içinde kayboluyor. Maşa gürültüyle zemine düşüyor. Yosuke Kirigami ikizlerine dönüyor ve bu sefer masaya oturmuş gibi rahat bir pozisyonla kollarını kavuşturuyor. "Koordineli saldırıydı. Yuu bastırdı, Mii kapattı. Aralarında boşluk bırakmadınız, kaçış açılarımı daraltmayı başardınız." Duraksıyor. "Yuu'nun uzuv uzatma fikri zekiceydi. Bir kısmını saklayıp sonda kullanması daha da zekice." Bakışlarını Mii'ye çeviriyor. "Kağıt seli ile görüş engelleme ve ardından kavrama hareketi tutarlıydı, planın mantıklıydı." Sonra bir adım öne çıkıyor ve sesi değişiyor. Bilgi verme tonuna giriyor. "Ama farkında mısınız?" diye soruyor. "Az önce beni neredeyse yakaladınız. Neredeyse. Farkı yaratan şey ne oldu?" Zemine işaret ediyor, semenderin çağırıldığı noktaya.

"Bir shinobi ile karşılaştığınızda, onun sadece gözünüzün önünde olan tekniklerini hesaba katmayın. Her shinobi bir gizli silah taşıyabilir. Kimi bir özel teknik, kimi bir eşya, kimi de..." Elini şakırdatıyor. "Anlaşmalı bir hayvan." Etrafı gösteren bir el hareketi yapıyor. "Kiso küçük bir semenderdi. Yüksüz, hızlı, ve tam ihtiyacım olan anda tam ihtiyacım olan yerde belirdi. Benim için tek bir görev yaptı ve kayboldu. Ama o tek görev yeterliydi." Parmağını kaldırıyor. "İkinci ders bu. Rakibinizi asla bitmiş saymayın ve asla sadece gördüklerinizi sayın. Bir insan olabilir, köşede bekleyen. Bir hayvan olabilir, çağrılmayı bekleyen. Bir silah olabilir, henüz çıkarılmamış. Rakibiniz masaya her zaman sizin göremediğiniz bir şey koyabilir. Bu gerçeği aklınızın bir köşesine kazıyın." Bir adım geriye çekiliyor. Yüzündeki ciddi ifade yerini yavaşça o tanıdık hafif gülümsemeye bırakıyor.

"Ama şunu da söylemeliyim." diyor. "Maşa yaklaşık beş santimetre daha uzasaydı Kiso'nun müdahale etme fırsatı olmayabilirdi. Mii'nin eli bir santimetre daha uzasaydı Kiso'nun kuyruğu yetmeyebilirdi." Cebine asılı anahtarlığa bakıyor, sonra ikiliye bakıyor. "Hazır mısınız?" diyor ve beklemeye başlıyor. Kami no Te'nin kağıt kalıntıları hala ikisinin ellerinde, saçılmış ama henüz tamamen dağılmamış, yeniden şekillenmeye hazır. Zemin ıslak ve dağınık. Maşa yerde yatıyor. Ve Yosuke on metre ötede duruyor, anahtarlık cebinde, gözleri açık, elleri boşta.
Joined: Wed Nov 27, 2024 12:19 pm
Rütbe:  
 Image
"Kano... Liu Kang... Raiden.. Coni Kafes... Akrep... Sıfırın altı..."

"Goro! Goro!! Goro!!!"

"GÜCÜNÜ TEST ET!"

Diye söylenmişti Yuu. Yosuke'ye doğru işaret parmağını kaldırarak "Bir dakika" işareti yaptı ve bir koşu etraftaki silahlara göz attı. Duvarlarda asılı olan mızrak ve kargılardan dört tanesini alacaktı. Tahta kısımlarını bir metre kadarlık hale getirecek kadar kıracak ve yaratacağı iki uzvu ile beraber dördünü de kullanmaya çalışacaktı.

Amacı Yosuke'ye doğru birbirini takip eden saldırılar yapmak ve Mii'ye alan açmaktı. Saldırı esnasındaki planı bir açıklık bulduğuna inandığında uygun olan elindeki mızrağı Yosuke'ye doğru fırlatacak ve zıplamasını bekleyecekti. Eğer zıplarsa ikinci mızrağı havadayken fırlatacak ve özellikle iki elin birleşeceği göğüs kısmını hedefleyecek ve Kuchiyose no Jutsu yapmasını engellemeye çalışacaktı. Eğer görüsü yeterse de etrafta Yosuke'nin Kawarimi no Jutsu yapacak uygunluktaki eşyaları aklında tutmaya çalışacak ve Yosuke'nin bunlardan birine gitmesi durumunda üçüncü mızrağı da oraya fırlatacaktı.

Dövüş sırasında ise "Imğ, ımğ, ımğ" diye melodi tutmaya devam edecekti.
Image
► Show Spoiler
Joined: Tue Nov 26, 2024 9:39 pm
Off Topic
Kirigami Mii, ikinci habersiz pasifliğini gerçekleştirmiştir. Bu durum konu sonunda ödül eksilmesine neden olacaktır. Üçüncü habersiz pasiflik durumunda konudan çıkarılacaktır.

Kurgusal gidişat gereği ilerleme olması için iki oyuncunun da yazması gerekmektedir.
Post Reply