Joined: Tue Nov 26, 2024 9:39 pm
User avatar
Game Master
Game Master
Kaito, açıklamanı dinledikten sonra hafifçe başını eğiyor. "Anladım, Raigen bey. Teşekkür ederim." İçeri dönüyor, kapıyı açık bırakıyor. İçeriden hafif sesler geliyor, bir şeylerin yerinden alındığı, bir çantanın hazırlandığı sesleri. Birkaç dakika sonra geri dönüyor. Sırtında düzenli bir çanta, belinde standart shinobi ekipman çantası var. Kıyafeti temiz ve düzenli, saçları taranmış. Kapıyı arkasından kilitliyor ve gruba katılıyor. "Hazırım."

Gruba yürümeye başlamalarını işaret ediyorsun. Üçü birlikte köyün sokaklarında ilerlemeye başlıyorlar. Shiori hemen konuşmaya başlıyor ama bu sefer sessiz, Kaito'ya bakıyor. "Sen de mi Genin oldun? Ne zaman? Akademiden mezun oldun mu yoksa özel bir sınav mı geçtin?" Kaito kibarca cevap veriyor. "Akademiden mezun oldum, geçen hafta." Shiori başını sallıyor, sonra Suzu'ya bakıyor. "Sen ne zaman mezun oldun?" Suzu sessizce cevaplıyor. "Birkaç gün önce." Yürüyüş devam ediyor. Köyün merkez bölgesinden geçip daha sakin bir alana geliyorsunuz. Burada küçük bir açıklık var, etrafı ağaçlarla çevrili, ortada düz bir alan. Zemin çimen ve toprak karışımı, bazı yerlerde küçük taşlar var. Bir köşede ahşap bir bank duruyor, yanında küçük bir su kanalı akıyor. Hava sakin, sis hafif, etrafta kimse yok. Eğitim için uygun bir yer.

Açıklığın ortasına geliyor ve duruyorsun. Öğrencilerine döndüğünde üçü de önünde duruyor, bekliyor. Konuşmaya başlıyorsun, kendini tanıtıyorsun, beklentilerini anlatıyorsun. Sözlerini bitirdiğinde sessizlik çöküyor. Birkaç saniye geçiyor. Sonra Shiori elini kaldırıyor. "Öğretmenim, bir sorum var." Sormasını bekliyorsun. "Kanchi yeteneği nasıl çalışıyor? Yani, mesafesi ne kadar? Çakra mı algılıyorsunuz yoksa hareket mi? Sürekli aktif mi yoksa istediğiniz zaman mı açıyorsunuz? Bir de, eğer biz de öğrenmek istersek-" Sen cevap vermeye çalışırken Shiori devam ediyor.

"Bir de Suiton jutsuları çok mu zor? Yani, ben de su elementi kullanabiliyorum ama pek güçlü değil. Sizinki nasıl? Çakra tüketimi çok mu? Bir de, Same Modo gerçekten var mı? Yoksa efsane mi? Eğer varsa nasıl-" Kaito yanında sessizce bekliyor, ama yüzünde hafif bir gerginlik belirmeye başlıyor. Suzu arkada duruyor, gözleri Shiori'de. Shiori durmadan devam ediyor. "Bir de öğretmenim, takım olarak ne tür görevler alacağız? D-rank mı yoksa hemen C-rank'a mı geçeceğiz? Eğer C-rank'a geçersek tehlikeli mi olacak? Savaşacak mıyız? Eğer savaşacaksak nasıl bir strateji-"

Kaito'nun yüzündeki ifade değişiyor. Çenesi hafifçe sıkılaşıyor, gözleri daralıyor. Sonra araya giriyor. "Shiori." Sesi sakin ama keskin. Shiori duraksıyor, ona bakıyor. "Öğretmenimiz cevap veremiyor. Biraz bekle." Shiori ağzını açıyor ama Kaito devam ediyor. "Ben de bir şey sormak istiyorum. Sayın öğretmenim, yarınki görevimiz hakkında şu an bir şey söyleyebilir misiniz? Hazırlık yapmamız gereken bir şey var mı?" Sesi düzgün ve saygılı. Mantıklı bir soru. Shiori hafifçe surat asıyor ama susuyor.

Kaito sonra Suzu'ya dönüyor. Kız sessizce arkada duruyor, elleri önünde birleşmiş, başı hafif eğik. Kaito ona bakıyor. "Suzu, sen de katılsana. Yok mu aklında bir soru?" Suzu başını kaldırıyor, gözleri Kaito'ya, sonra sana, sonra Shiori'ye kayıyor. Ağzını açıyor ama ses çıkmıyor. Elleri titremeye başlıyor. Başını tekrar eğiyor, dudakları hafif titriyor. "Ben... ben..." Sesi çok ince, neredeyse duyulmayacak kadar. "Benim... ekipmanım yok." Sessizlik çöküyor. Suzu'nun gözleri dolmaya başlıyor, başını daha da eğiyor. "Yani... silah, kunai, shuriken... hiçbir şeyim yok. Akademide verdikleri kadar var sadece ama... onlar da eski ve... ben..."

Sesi kesiliyor. Gözyaşları yanaklarından süzülmeye başlıyor ama sesini çıkarmıyor. Kaito hemen öne atılıyor, Suzu'nun yanına geliyor. Yüzünde endişeli ama nazik bir ifade var. "Öğretmenim, benim ablam var. O Chuunin oldu geçen yıl. Bir sürü eski ekipmanı var, kıyafetleri de var. Artık kullanmıyor, anneme birine vermezsen çöpe atacağım dedi. Senin hazırda yoksa sen alabilirsin Suzu." Suzu başını kaldırıyor, gözleri yaşlı, şaşkın. "Ama... ben..." Kaito gülümsüyor. "Buradan çıkınca benimle gel. Ev beş dakika zaten. Anneme söylerim, seninle konuşur. İstediğin kadarını verir." Suzu gözyaşlarını silmeye çalışıyor. Dudakları hafif titriyor ama şimdi küçük bir gülümseme beliriyor yüzünde. "Teşekkür ederim... Kaito." Sesi hala ince ama şimdi içinde minnettarlık var. Başını hafifçe eğiyor. Shiori sessizce izliyor, yüzünde belirsiz bir ifade var. Sonra da sana bakıyor, bekliyor.
Joined: Tue Nov 26, 2024 9:39 pm
User avatar
Game Master
Game Master
Off Topic
Hoshigaki Raigen, haberli pasiflik gerçekleştirmiştir.
Joined: Tue Nov 26, 2024 9:39 pm
User avatar
Game Master
Game Master
Off Topic
Hoshigaki Raigen, haberli pasiflik gerçekleştirmiştir.
Joined: Tue Nov 26, 2024 9:39 pm
User avatar
Game Master
Game Master
Off Topic
Hoshigaki Raigen, haberli pasiflik gerçekleştirmiştir. Oyuncunun isteğiyle pasiflik süresi 7 gün olarak güncellenmiştir.
Joined: Tue Dec 09, 2025 1:02 pm
Rütbe:  
 Image
Tüm ekip tamamlandığı vakit artık bir ortam bulunmalı ve tanışma faslına geçilmeliydi. En azından Raigen, herkesi az buçuk tanıyabilmişti; fakat çocukların kendi aralarında açık sözlü bir şekilde tanışmış olmaları onun için daha önemliydi. Bu yüzden bulundukları yere en yakın konumda, rahatça konuşabilecekleri bir yer belirledi ve yeni öğrencilerini oraya doğru götürmeye karar verdi.

Kendi aralarında konuşmaya başladıklarında, çocukların iletişiminin ne kadar korkusuz ve hızlı olduğunu fark etti. Aslında bu, tüm çocuklara özel bir durumdu. Çocuklar, ne söylediklerinin sonuçlarını düşünmeden konuşur ve temiz hissiyatlarıyla olaylara yorum yaparlardı. Onları yetişkinlere göre masum kılan özellik de buydu. Kendi çocukluğu aklına geldikçe, dışarıdan bakıldığında insanlar onun hakkında da böyle şeyler düşündü mü diye istemsizce sorguladı. Görünüşe rağmen insanların içindeki iyiliğe ulaşabilmek gerçekten mümkün müydü?

Shiori kendisine sorular sormaya başladığı anda, Raigen yine mesaisinin başladığını düşünüyordu. Kaito ise onu adeta durduruyor ve kendi aralarında bir iletişime geçiyorlardı. Aralarındaki bu iletişime şahit olduktan sonra kısa bir an gülümsedi; ardından sesini temizler gibi yaparak araya girdi. Üzerindeki kıyafeti düzenledi ve öğrencilerine, gür ve emir verir gibi bir ses tonuyla konuşmaya başladı:

“Hepinizin kafasında merak ettiğiniz bazı şeyler olduğunu görüyorum. Birbirinizle henüz tam anlamıyla tanışmadan bile yardımcı olmaya çalışmanız gurur duyulası bir şey. Bir shinobinin kalbindeki iyilik, bu dünyadaki en ağır yüktür. Bu yüzden köyünüzü sevmek ve onun için canınızı ortaya koymak, herkesin sonunda kendi hayatıyla ya da başkalarının hayatıyla ödemek zorunda kalacağı bir borçtur.”

Şemsiyesinin ucunu yere sapladı, öğrencilerine baktı ve tüm ciddiyetiyle konuşmasına devam etti:

“Birbirinize ve bana güvenebilmeniz için bir sınav yapacağız.

Bu, sizin ilk sınavınız.

Kalbinizdeki iyiliği ve geleceğinizin ne olacağını belirlemek için geçmeniz gereken bir test.”

Sözlerini bitirirken kollarını iki yana ayırdı ve dövüş pozisyonu aldı:

“Eğer beni silahımı kullanmak zorunda bırakırsanız, yarın göreve çıkacağız.

Eğer bunu yapamazsanız, akademiye geri döneceksiniz.

Aranızda karar verin ve bana saldırmak istediğiniz zamanı söylemeyin. Ben burada, gözlerim kapalı bir şekilde bekleyeceğim.”


Bunu söyledikten sonra şemsiyesinin dibine geçti ve gözlerini kapattı genç Raigen. Konuşması sırasında kullandığı tonlama ve taşıdığı ağırlık, bunun ne kadar ciddi bir durum olduğunu açıkça belli ediyordu. Bu sırada, Kirigakure’de edindiği tecrübelerine güvenerek öğrencilerinin nasıl bir plan yapmaya çalıştığını sezmek için dikkatini topladı ve ilk saldırıyı beklemeye başladı.
Image
► Show Spoiler
Joined: Tue Nov 26, 2024 9:39 pm
User avatar
Game Master
Game Master
Sözlerin sessizliği deliyor. Üç genin donmuş halde duruyor, gözlerini senden ayırmıyorlar. Shiori'nin ağzı hafif aralık, sanki bir şey söyleyecek ama kelimeler gelmiyor. Suzu'nun yüzündeki gülümseme kayboluyor, yerine endişeli bir ifade geçiyor. Kaito ise sakin duruyor ama gözlerinde bir değerlendirme var. Sen şemsiyenin dibine geçip gözlerini kapadığında, sessizlik daha da ağırlaşıyor. Rüzgar hafifçe esiyor, yapraklar hışırdıyor, su kanalının akış sesi duyuluyor. Ama çocuklar kımıldamıyor.

Shiori ilk konuşan oluyor, sesi fısıltıya yakın. "Bu... ciddi mi?" Kaito sessizce başını sallıyor. "Ciddi. Raigen bey şaka yapmıyor." Suzu'nun nefesi hızlanıyor, elleri yine titremeye başlıyor. "Ama... nasıl? O jounin. Biz... biz daha yeni genin olduk." Kaito ona bakıyor, sesi sakin ama kararlı. "Önemli değil. Üçümüz varız. Plan yapmalıyız." Shiori başını sallıyor, sana bakarak. Sonra sesini daha da alçaltıyor. "Tamam. Ne yapacağız?" Kaito etrafı kontrol ediyor. Sen hala hareketsiz duruyorsun, gözlerin kapalı, nefesin düzenli. Kaito öne eğiliyor, sesi neredeyse duyulmayacak kadar ince.

"Üçlü saldırı. Shiori, sen... dikkatini çek. Suzu... Hızlı ol. Ben... Eğer... alırsa ben..." Yarım yamalak duyuyorsun. Shiori başını sallıyor. "Anladım. Tamamdır Kaito, sana güveniyorum o halde." Suzu endişeli bakıyor ama başını sallıyor. "Tamam... ben... yaklaşırım." Kaito ellerini cebine koyuyor, geri çekiliyor. Rahat bir duruş alıyor ama gözleri keskin, her şeyi izliyor. Shiori derin bir nefes alıyor. Ellerini önüne uzatıyor, parmakları hafif titriyor. Gözleri kapanıyor, çakrası yükseliyor. Hava hafifçe değişiyor, nem yoğunlaşıyor. Etraftaki su molekülleri ve mineraller toplanmaya başlıyor. Shiori'nin ellerinin etrafında küçük, kristal gibi parlayan mercan parçaları oluşuyor. İğne şeklinde, keskin uçlu, yaklaşık yirmi tane.

Shiori gözlerini açıyor. Nefes veriyor. "Kesshou no Senbon!" Ellerini öne doğru itiyor. Mercan iğneler havada dönüyor, hızla sana doğru uçuyor. O kadar hızlı ki rüzgarın hışırtısını duyabiliyorsun. Aynı anda Shiori sağ elini arkaya uzatıyor, bir kunai çıkarıyor ve Suzu'ya doğru fırlatıyor. "Suzu, şimdi!" Suzu irkiliyor ve refleksle elini kaldırıyor, kunai havada dönüyor. Parmaklarıyla yakalıyor, sıkıca tutuyor. Mercan iğneler ona doğru giderken Suzu yerden zıplıyor. Küçük ama çevik bir hareket. Havada kunaiyi öne uzatıyor, vücudunu döndürüyor ve kendini sana doğru fırlatıyor. Ayakları yerden kesilmiş, hava da süzülüyor, kunai önde, hedef sağ tarafın gibi görünüyor.

Kaito arkada duruyor, elleri hala cebinde ama vücut gergin, hazır. Sana bakıyor ve şimdilik bekliyor. Sen hala hareketsizsin. Gözlerin kapalı, şemsiye dibinde duruyor. Mercan iğneler sana doğru yaklaşıyor, Suzu havada süzülerek sana saldırmayı planlıyor, Kaito ise arkalarında bekliyor.
Post Reply