Kadının gözleri bir anda genişliyor. Ellerindeki chakra akışı, sanki bir nehrin aniden kesilmesi gibi duruyor. Mühürler yarım kalıyor. Etrafındaki elektrik kıvılcımları sönüyor, parmaklarından akan enerji bir anda boşa düşüyor. Kadın sendeliyor, dengesini kaybetmemek için bir adım geri atıyor. Yüzünde şaşkınlık ve öfkenin karışımı beliriyor. "Ne-" Cümlesi yarım kalıyor. Tekrar mühür yapmaya çalışıyor ama chakrası henüz toparlanmamış. Birkaç saniyelik bir boşluk, ama savaşta birkaç saniye bir ömür kadar uzun olabilir. Fırsatı kaçırmıyorsun. Elimdeki kazığı cüsseli adama doğru fırlatıyorsun. Ahşap parçası havada vızıldarken dönüyor, adamın göğsüne doğru ilerliyor. Adam tepkisini geciktirmeden gösteriyor. Sağ elini kaldırıyor, kazık eline çarpıyor. Ahşap parçası, elinin içinde parçalanıyor, ama bu hareket tam olarak istediğin şey. Adamın hamlesi yarım saniye aksıyor, vücudu savunma pozisyonuna geçiyor.
Ve sen çoktan fırlamışsın. Zemine paralel sıçrayışın, momentum kazanmanı sağlıyor. Rüzgar yüzünü şiddetle yalıyor, gözlerindeki kristal parıltısı sisin içinde kısa bir iz bırakıyor. Adam, kazığın ardından gelen saldırını geç fark ediyor. Ayağını karın bölgesine doğru savuruyorsun. Tekmenin gücü, adamın devasa gövdesine rağmen onu birkaç adım geriye itiyor. Nefesi kesiliyor, bir an için dengesini kaybediyor. Ama adam, beklediğinden daha sağlam. Sendelese de düşmüyor. Gözlerindeki beyazlık bir an için titriyor, sonra tekrar sabitleniyor. Yumruğunu sıkıyor, suyun üzerinde dengesini yeniden buluyor. Ağzının kenarından sızan kan, gülümsemesini daha da ürkütücü kılıyor. "Sen... ilginç birisin." diyor, sesi derin ve çınlıyor. "Ama yeterli mi?"
Ayaklarının altındaki su aniden kabarıyor. Chakrasını yoğunlaştırıyor, suyun yüzeyinden küçük dalgalar yükseliyor. Elleri hızla hareket ediyor, ama bu sefer mühür yapmıyor. Doğrudan yakın dövüş için hazırlanıyor. Tam o sırada, gerideki kuklacının dudakları kıpırdıyor. Bir şey fısıldıyor, ama ne dediğini duyamıyorsun. Gözleri hala seni takip ediyor, ama ifadesinde bir değişiklik var. Sanki bir şeye karar vermiş gibi. Ve sonra hissediyorsun. Sağ omzunun hemen yanında, havada bir basınç değişimi. Görünmeyen bir şey, hızla sana doğru geliyor. Ses yok, şekil yok, sadece chakra ile hissedilebilen bir varlık. Kukla. Ama nerede? Ne yapıyor?
Sola doğru bir hamle yapıyorsun, içgüdüsel bir refleks. O anda, tam olduğun yerde, suyun yüzeyi keskin bir çizgi şeklinde yarılıyor. Görünmez bir bıçak gibi bir şey, az önce bulunduğun noktadan geçiyor. Eğer o an hareket etmeseydin, omzundan göğsüne kadar bir kesik almış olacaktın. Kuklacının gözleri, senin yeni pozisyonuna kayıyor. Yüzünde hala o donuk ifade var, ama gözlerinde bir memnuniyet parıltısı beliriyor. Kukla hala görünmüyor. Ama artık nerede olduğunu biliyorsun. Suyun içinde. Yüzeyin hemen altında, sessizce, görünmezce hareket ediyor.
Raiton kullanan kadın, chakrasını yeniden toplamaya başlamış. Ellerindeki titreme duruyor, nefesi düzenleniyor. Ama sana baktığında, gözlerinde artık sadece öfke yok. Bir tür dikkat de var. Senin gücünü gördü. Ve bu sefer daha temkinli olacak. Cüsseli adam tekrar ilerlemeye başlıyor. Bu sefer daha yavaş, daha kontrollü. Suyun üzerindeki her adımı bir tehdit gibi yankılanıyor. Elleri yumruk haline gelmiş, vücudu gerilmiş. Beyaz gözleri sana kilitlenmiş, ama bu sefer sadece saldırmak için değil, aynı zamanda öğrenmek için bakıyor. Kuklacı ise hala yerinde duruyor. Ama parmakları hafifçe hareket ediyor, chakra ipleri görünmese de kontrolünün devam ettiği belli. Kukla, suyun altında bir avcı gibi bekliyor. Bir sonraki hamlen için hazırlıklı.
Ve sen şimdi bir karar vermek zorundasın. Cüsseli adamla doğrudan dövüşe girebilirsin. Ama bu sırada kukla seni arkadan ya da yanlardan vurmaya çalışacak. Kadın da chakrasını toparladığında uzaktan destek sağlayacak. Üç cepheli bir savaş. Ya da kuklacıya doğrudan yönelebilirsin. Ama bunu yaparken cüsseli adamın ve kadının saldırılarına açık kalacaksın. Kuklacıya ulaşmak bile bir sınav olacak, çünkü aradaki mesafe uzak ve kukla seni durdurmaya çalışacak. Üçüncü bir seçenek, chakra manipülasyonunu kullanarak kuklayı hedeflemek. Ketsumei'nin gücü, kuklacının kontrolünü bozabilir mi? Ama bunu denemek için ona odaklanman gerekecek, bu da diğer ikisine fırsat verebilir. Suyun yüzeyi titriyor. Kukladaki görünmez tehdit, her saniye sana yaklaşıyor gibi hissettiriyor. Cüsseli adam, bir sonraki hamlesini planlarken gülümsüyor. Kadın, ellerini yeniden mühürlere hazırlıyor.
Göl, senin etrafında bir avcı gibi bekliyor. Ve zaman, tıpkı o taşın elinde ağırlaşması gibi, senin üzerine çöküyor.
Ne yapacaksın, Arata?

